Elbet ‘onarılmadan kasıt nedir’, ‘mümkünse bunun seviyesi ne olacaktır’, bilmiyoruz. Esat ve Sisi konusunda Erdoğan’ın Türkiye adına keskin angajmanı ortadayken, gerginliği düşürme yolunun nasıl ve ne şekilde alınacağı da içinde pek çok soruyu barındırıyor.
Bu çıkışların örneğin “içeride barışmak” gibi başka yönleri olduğu ima ediliyor, hatta söyleniyor.
Bu durumda akla gelen şudur: Bölge politikasındaki bu yenilenme, sorun ve düşman azaltma, müttefik arttırma çabası daha büyük bir değişim arayışının, bir tashih çabasının parçası mıdır?
Örneğin bu tutum Batı’yla, örneğin AB’yle ilişkilerin kısmen de olsa onarılması arayışını içerecek midir?
Böyle bir onarmanın, Türkiye’de basın özgürlüğü yaşadığı boğulmadan, tutuklamalarla, dokunulmazlık meselesiyle ortaya çıkan
siyasi alanının daralma ve daraltılma eğiliminden kısmen de olsa geri dönmeyi gerektirdiği ortada.
Siyasi iktidarın, böyle bir niyeti var mı?