Bir özür dilenmemiş: İnfaz videosu çıkan IŞİD'li, tahliye edilip, 'iyi hal' indirimi almış

 

Gaziantep’te 2014 yılında iki örgüt militanıyla gözaltına alınan IŞİD’ın infazcısı Ahmet Güneş’in tutuklu yargılanırken tahliye edildiği, sonra da cezaya çarptırılırken ‘iyi hal’ indirimi uygulandığı ortaya çıktı.

isid tahliye2

Gaziantep’te rutin yol kontrolü yapan polis ekipleri, 25 Mart 2014 günü Şanlıurfa yönünden gelen Mustafa Delibaşlar yönetimindeki 27 R 4081 plakalı otomobilden yol kenarındaki çalılıklara malzeme atıldığını fark etti. Bunun üzerine durdurulan otomobilin sürücüsünün elinde polislerin ele geçirmesini önlemek için yırtmaya çalıştığı bir kağıt bulundu. Kağıtta üç ayrı mail adresi ve şifreleri vardı.

Kağıda el koyan polis, sürücüyle otomobilde bulunan Ökkeş Durmaz ve Ahmet Güneş’i gözaltına aldı. Çalılıklarda yapılan aramadaysa şüphelilerin otomobilden attığı bir hard disk, bir flash bellek, bir hafıza kartıyla bir siyah renkli kar maskesi ele geçirildi. Şüphelilerin evlerinde yapılan aramadaysa örgütsel dokümanlarla kitaplar ele geçirildi.

İnfaz görüntüleri

isid tahliye1

Ele geçirilen hard disk üzerine yapılan incelemede, Suriye’nin Lazkiye kentinde rejim güçleriyle birlikte hareket ederken yakalandığı ve PKK’lı olduğu öne sürülen bir Suriyelinin infaz edildiği görüntülere ulaşıldı. 5,5 dakikalık kamera kaydında infazı yapan grupta yer alanların geçen 19 Mayıs’ta polis operasyonunda kendisini patlatarak ölen Yunus Durmaz tarafından yönlendirildiği görülüyordu.

Görüntülerde Yunus Durmaz, IŞİD üyelerine, ‘vurulup düştükten sonra cesede herkes bir tane sıksın’ diye talimat veriyordu. İnfazın gerçekleştirilmesinin ardından Ahmet Güneş de yerdeki cesede tekbir getirerek kalaşnikof tüfekle birkaç el ateş ediyordu. Hard diskte bulunan diğer görüntülerde de Ahmet Güneş’in Suriye’deki IŞİD kamplarında silah ve bomba eğitimi aldığı belirlendi.

İstihbarat notları IŞİD üyelerinin elinde

Şüphelilerden elde edilen hafıza kartlarında yapılan incelemede Jandarma Genel Komutanlığı’nca hazırlanan ve üzerinde ‘hizmete özel’ ibaresi bulunan bazı dokümanlar bulundu. Dokümanlarda; istihbaratın üretilme safhaları ve kayıtlar, haber elemanı temin edilmesi ve kullanılması, istihbarata karşı koyma, koruyucu güvenlik gibi konularda yapılması gerekenlerin yazılı olduğu ortaya çıktı.

Bir başka dokümandaysa örgüt üyelerinin adli soruşturma aşamalarında takınması gereken tutum ile istihbarat elde etme yöntemlerinin ayrıntılı şekilde anlatıldığı görüldü.

‘Ajan sanmasınlar diye ateş ettim’

isid tahliye sb

Gözaltına alınan şüphelilerden Ahmet Güneş ve Ökkeş Durmaz, Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde inşaat işçiliği yaptıklarını, işlerini tamamladıktan sonra ziyaret ettikleri Balıklıgöl’de Gaziantep plakalı otomobili görünce tanıştıkları Mustafa Delibaşlar’dan kendilerini kente getirmesi ricasında bulunduklarını söyledi.

Ahmet Güneş, polisin örgüte ilişkin yönelttiği sorularıysa susma hakkını kullanarak yanıtsız bıraktı ve üç şüpheli 27 Mart günü sevk edildikleri adliyede tutuklanarak cezaevinde konuldu. Üç sanık hakkında, tutuklanmalarından yaklaşık bir ay sonra 22 Nisan günü ‘silahlı terör örgütüne üye olma’ suçundan 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

Davanın ilk duruşmasında hakim karşısına çıkan sanıklardan Ahmet Güneş, bir Suriyelinin infazında kendi can güvenliğinden endişe ettiği için yer aldığını öne sürdü. Herkesin birbirine şüpheyle bakıp, ajan olarak değerlendirdiğini, bu nedenle kendisinin de Suriyelinin cesedine ateş ettiğini anlatan Güneş, ifadesinde şunları söyledi: “Suriye’nin Lazkiye kentinde ilim tahsili amacıyla bulunduğum sırada görüntülerdeki kalabalık beraberindeki bir şahsı getirdiler. Bu şahsın Esad askeri olduğunu, birkaç gün önce Esad askerleri ile beraber baskın yaptıkları köyde 2-3 genç kıza tecavüz ettiğini, köyü yağmaladıklarını, erkekleri esir aldıklarını söylediler. Bu şahsın bu nedenlerden dolayı öldürüleceğini bu hususta medrese talebelerinden birinin beyanat yapmalarını istediler.”

İyi derece Arapça bildiği için infaz konuşmasını kendisinin yapmasını istediklerini öne süren Güneş, şöyle devam etti: Medrese öğrencilerinden yaşı en büyük ben olduğumdan ve Arapça’yı iyi konuştuğumdan dolayı bu konuşmayı benim yapmamı istediler. Ben biraz tereddüt ettim. Ancak ortam çok karışıktı, herkes birbirine şüpheyle bakıyordu, ajan olarak değerlendirebiliyordu. Bende can güvenliğimi dikkate alarak orada mecburen o konuşmayı yapmak zorunda kaldım. Yoksa grupla hiçbir alakam yoktur. İnsan canının hiçbir kıymetinin olmadığı bir ortamdı. Bana dikte edilen böyle bir konuşmayı sırf can güvenliğim nedeniyle yapmak zorunda kaldım, aksi taktirde o namluların bana dönmesi işten bile değildi.”

Güneş, savunmasında ayrıca IŞİD veya yasadışı başka bir örgütle bağlantısı olmadığını da söyledi.

Tutuklu diğer sanıklar Ökkeş Durmaz ile Mustafa Delibaşlar da örgüt bağlantıları olmadığını ifade edip beraat istedi.

7 Ay Sonra Tahliye

Davanın ikinci duruşmasının yapıldığı 27 Mayıs 2014’teki celsede sanıkların tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme heyeti, dosyada yer alan ve Suriye’de bir kişinin öldürüldüğü görüntülere ilişkin Ahmet Güneş hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na ‘kasten öldürme’ suçundan ayrı bir dava açılması için suç duyurusunda bulundu.

Sanıkların tutuklanmalarından yaklaşık yedi ay sonra 30 Ekim günü yapılan dördüncü duruşmada suçlamaları reddeden sanıklar savunmalarının alınması, delillerin elde edilmiş olması, delil karartma şüphelerinin bulunmaması nedeniyle adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi.

Bu sırada 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nin suç duyurusu üzerine Ahmet Güneş hakkında 6 Mart 2015 günü ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı ve dava 2’nci Ağır Ceza mahkemesinde görülmeye başlandı. Ancak, serbest kaldıktan sonra kayıplara karışan Ahmet Güneş, yargılandığı cinayet davasında şu ana kadar yapılan üç duruşmaya da yakalanamadığı için katılmadı.

Bir de iyi hal indirimi uygulandı

Adli kontrol şartıyla tahliye edilen ancak ardından kendisine ulaşılamayan üç sanığın yargılandığı ‘silahlı terör örgütü üyesi olma’ davasında mahkeme heyeti, Ankara Gar saldırısından 12 gün sonra 22 Ekim 2015 günü karara vardı.

Mahkeme heyeti elde edilen görüntülerde sanıklardan Ahmet Güneş’in IŞİD kamplarında silahlı eğitim aldığı, bir kişiyi öldürdüğü ve örgüte kendi iradesi ile katılarak organik bağ kurarak suç işlediğine kanaat getirdi.

Mahkeme diğer sanıklar Ökkeş Durmaz ve Mustafa Delibaşlar’ın ise Ahmet Güneş ile aynı araçta yakalanmaları dışında örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduklarına dair yeterli delil bulunamadığını saptadı.

Mahkeme heyeti, tahliyelerinin ardından kayıplara karışan ve Ankara Gar saldırısının sanıkları arasında yer alan Mustafa Delibaşlar ile örgütün Türkiye ve Suriye’de etkin isimleri arasında yer aldığı bilinen Ökkeş Durmaz’ı ayrı ayrı beraat ettirdi, ayrıca yurtdışı çıkış yasağının kaldırılmasına karar verdi.

Mahkeme, bir kişinin infazında konuşup, bu kişiye ateş eden, IŞİD kamplarında silah ve bomba eğitimi alırken görüntüleri mevcut olan Ahmet Güneş’i ise sabit olan terör örgütü üyeliği suçundan yedi yıl altı ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme sanığın duruşma sürecindeki ‘iyi hali’ni gerekçe gösterip, altıda bir oranında indirimle cezayı altı yıl üç aya indirilmesine hükmetti.

Polisin takibindeydi

Öte yandan mahkeme tarafından iyi hal indirimi uygulanan ve yargılama sırasında hiçbir örgütle bağı olmadığını söyleyen Ahmet Güneş, Gaziantep’te polisin El Kaide’ye başlatıp ardından IŞİD’e yönelen 19 kişiyle ilgili soruşturması kapsamında da fiziki ve teknik olarak takip edilmişti.

Polisin adım adım izlediği şüpheliler arasında yer alan Ahmet Güneş, örgütsel amaçlı faaliyetlere katıldığı belirlenmiş ve bu sırada fotoğrafları çekilerek soruşturma dosyasına konulmuştu. Polisin soruşturmasının ardından fiziki ve teknik takip altındaki kişiler hakkında açılan dava halen sürüyor.

Aile boyu cihatçı

Kendisine ulaşılamayan ve kardeşi Talha Güneş’le IŞİD’in Suriye’deki etkin isimleri arasında yer aldığı belirtilen Ahmet Güneş’in amcasının oğlu İsmail Güneş, geçen 1 Mayıs günü Gaziantep Emniyet Müdürlüğü’ne yönelik bomba yüklü araçla saldırı düzenleyerek üç polisin şehit olmasına, onlarca polis ve vatandaşın da yaralanmasına neden oldu.

Davada beraat eden ve tahliyelerinin ardından kendisine ulaşılamayan Ökkeş Durmaz ile Mustafa Delibaşlar da halen Suriye’de IŞİD saflarında yer alıyor.