Hakan Albayrak: 'İslamcılık' olmasaydı, 'merkez sağ'ın kifayetsizliğinde debelenip dururduk

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Burası Lehistan yahut İrlanda değil; daracık bir alanda istiklâl türküleri söylemekle yetinemeyiz, Fransız İhtilali’nin vatan-millet anlayışına teslim olamayız, aynada kendi suretimize hayran hayran bakmayı marifet belleyemeyiz, ülkemizin güzelliğiyle övünmekle kalamayız biz. Evimizi, toprağımızı, köyümüzü, şehrimizi, ülkemizi sevmemiz, onlara saplanıp kalmamızı gerektirmez.

Israrla Filistin, Suriye, Balkanlar, Afrika denilip durulmasından rahatsız olup “İslamcılara” saldıranlar, “Hatt-ı tabiiye rücu edelim, haddimizi bilelim” diyen Mustafa Kemal’den farklı bir şey söylemiyorlar.

Hamiş: “İslamcılık” olmasaydı, Süleyman Demirel gibi adamların etrafında ‘Bize de bir şey düşer mi acep?’ diye dolanan zavallılar olarak kalır, “merkez sağ”ın kifayetsizliğinde debelenip dururduk. Türkiye’yi yeniden İslam dünyasının umudu haline getirmek şöyle dursun, Kürt’e Kürt demeyi bile beceremezdik daha…

Hakan Albayrak’ın yazısı