Daha önce hep sivil unsurları hedef alan ve önceki günkü havaalanı katliamıyla ilk defa bir devlet hedefine saldıran IŞİD’in ise Türkiye ile ne derdi olduğunu pek bilmiyoruz dolayısıyla hangi motivasyonun belirleyici olduğunu söyleyebilecek durumda değiliz. Ancak bütün terör eylemlerinin bir siyasi amacı olduğunu biliyoruz.
İkincisi, önce ABD işgali altındaki Irak’ta filizlenip bilahare iç savaş ortamındaki Suriye’de ‘bölgesel bir güç’ haline gelen IŞİD’in bölge dengeleriyle ilişkisi bilinmeyen bir alan değil.
Dolayısıyla PKK hesabına varlığından söz ettiğim beklentilerin benzerlerinin IŞİD açısından da geçerliği olması gerekir gibi görünüyor. Ayrıntıya girmeksizin çok kabaca ifade edecek olursak Suriye’nin geleceğine ilişkin hesaplar…
Ama artık 3 milyon Suriyeli nüfusa sahip olan Türkiye’nin de geleceği o hesaplara dâhil ediliyor…
Gömleğinin ilk düğmesini yanlış iliklersen gerisi de yanlış gider, demişler. Bizim yanlış iliklediğimiz düğme Suriye. Bunları beş yıldır yazıyorum, söylüyorum… Komşu ülkedeki siyasi otorite korunabilmiş olsaydı ne PYD ile uğraşma mecburiyetimiz olacaktı bugün ne de IŞİD’le.
İran ve Rusya ile aramızın açılması veya ABD ile karşı karşıya gelmemiz de vaktiyle Suriye’deki sorunları siyasi düzeni muhafaza ederek çözme yolunu bulamamış olmamızdan.