Hükümete yakınlığıyla bilinen gazeteci Abdülkadir Selvi, Atatürk Havalimanı’nda en az 36 kişinin hayatını kaybettiği, 147 kişinin de yaralandığı saldırıyla ilgili güvenlik kaynaklarından edindiği bilgileri Hürriyet’teki köşesinde aktardı.

Üç canlı bomba tarafından düzenlendiği belirtilen saldırıyla ilgili Başbakan Binali Yıldırım, havalimanında yaptığı açıklamada “Emareler IŞİD’i işaret ediyor” demişti.
Selvi’nin köşesinde paylaştığı, güvenlik kaynaklarından saldırıyla ilgili hükümete aktarılan ilk bilgiler şöyle: “Üzerinde mont bulunan bir şahıs sivil şahısların dikkatini çekiyor. İstanbul sıcağında üzerinde montla dolaşan şahsı polisler izlemeye başlıyor. Bu şahıs iki arkadaşının yanına gidince, takip edildiklerini fark ediyorlar. Bu sırada kalaşnikof tüfekle polisleri tarayıp, sivillerin arasına karışıyorlar. İlk canlı bomba dış hatlar gelişin önünde kendini patlatıyor. En büyük can kaybı ve yaralılar burada yaşanıyor.”

‘Yedi kişi oldukları tahmin ediliyor’
Polislerin karşılık vermesi üzerine saldırganların ‘Dış Hatlar Geliş’ kapısından içeriye doğru koşup X-Ray cihazının olduğu yerde kendisini patlattığını aktaran Selvi, şöyle devam etti: “Orası çok kalabalık olduğu için patlamanın etkisi büyük oluyor. Alevler dış hatlar salonunun içine doğru yayılıyor. Teröristler bu arada silahla taramaya başlıyor. Bir terörist çatışmada vurularak öldürülüyor. Bir canlı bomba kendini patlatıyor. Biri de sağ olarak ele geçiriliyor. Teröristlerin yedi kişi olduğu tahmin ediliyor.”
Canlı bombalardan birinin öğle saatlerinde havalimanına gelip keşif yaptığına dair kamera görüntülerinin olduğunu aktaran Selvi, devlet erkanının saldırıda kullanılan kalaşnikof silahına ilişkin görüntüler nedeniyle ilk önce PKK isminin üzerinde durduğunu ancak daha sonra IŞİD ihtimalinin ağır bastığını belirtti.
‘Kontrol noktasını sorunsuz geçtiler’
Selvi yazısını şöyle bitirdi: “Bu arada bir taksiden söz ediliyordu. Havaalanına iki kez giriş yaptığı belirlenen bir taksiyle havalimanına girdikleri ve ilk kontrol noktasını sorunsuz geçtikleri yönündeydi.”