Soli Özel: AB'nin kuruluş ilkelerine taban tabana zıt, çatışma nefreti siyasetini yapanlar siyaseten yükselişte

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Brexit’in AB açısından bir kırılma noktası olduğunda hemen herkes fikir birliği içinde. Projenin özü zedelendi. AB karşıtı, varlık sebepleri AB’nin kuruluş ilkelerine taban tabana zıt, barış ve birlikteliğin değil çatışma nefreti siyasetini yapanlar siyaseten yükselişte. Giderek isteri düzeyi artan toplumsal katmanlar, kurumsal barajları yıkmaya hazır.

Brexit onlara bunu yapabilecek güce sahip oldukları mesajını da verdi.

Yerelcilik (nativism) giderek zincirlerinden boşalacak. Amerikalı sosyolog Christopher Lasch’in 22 yıl önce yazdığı Seçkinlerin İsyanı ve Demokrasiye ihanet (The Revolt of the Elites and the Betrayal of Democracy) başlıklı kitabında altını çizdiği gibi, küreselleşmeye en çok uyum sağlayanlar, bu olgunun geride bıraktıkları, ezdikleriyle bağlarını koparmıştı.

Şimdi kendisini aldatılmış hisseden o ‘demos’ halk, sistemin kurumlarına güvenmediğini ilan ederek sesini duyurmaya çalışıyor.

Bu çabanın popülist demagoglar aracılığıyla yapılması, tatsız ve geleceğe yönelik hayli karanlık bir tabloyu mümkün hale getiriyor kuşkusuz. Ancak bu çığlık duyulmadan da gerekli adımların atılması mümkün olmayacaktı.

Asıl mesele, liberal/solcu/ kozmopolit seçkinlerin popülist dalgaya karşı masaya koyacakları inandırıcı ve çoğunluğu kollayan bir projeleri olup olmadığıdır.

Soli Özel’in yazısı