Kovulan akademisyene 'istifa'yla destek: Bilgi'yi üniversite olmaktan çıkardınız

 

İstanbul Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Christoph K. Neumann, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği iddiasıyla kovulan, aynı üniversitede görevli akademisyen Prof. Dr. Zeynep Sayın Balıkçıoğlu’na destek veren bir mektup yayınlayarak üniversiteden istifa ettiğini duyurdu.

neumann

Neumann mektubunda, üniversite yönetimine “Başında bulunduğunuz müesseseye münasip bir isim bulmak elbet ki size düşer, ancak Bilgi’yi üniversite olmaktan çıkardınız. Bu anlamda Bilgi Üniversitesi artık yoktur” sözleriyle seslendi.

Ses kaydındaki ifadeleri gerekçesiyle kovulmuştu

İstanbul Bilgi Üniversitesi yönetimi İletişim Fakültesi’nde ders veren Prof. Dr. Zeynep Sayın Balıkçıoğlu’nun bir dersi sırasında Cumhurbaşkanına hakaret ettiği gerekçesiyle üniversiteyle ilişiğinin kesildiğini duyurmuştu.

Olayın ardından Balıkçıoğlu’nun avukatı Veysel Ok, müvekkilinin ifade özgürlüğü hakkını kullandığını ve üniversite tarafından şubat ayından beri herhangi bir ödeme yapılmadığını açıklamıştı.

zeynep-sayin-balikcioglu-2

Okuldan bir grup akademisyen de Balıkçıoğlu’nun kovulmasını ‘utanç verici’ diye niteleyen bir bildiri yayınlamış, “Bu kurumun bir üniversite olma iddiasını kaybetmemesi için mücadele etmeye kararlıyız ve üniversite yönetiminin aksine, Zeynep Sayın ile ilişkimizi kesmediğimizi duyururuz” demişti.

Son olarak, İstanbul Bilgi Üniversitesi’ndeki 18 öğrenci kulübü ortak bildiri yayınlayarak, “Bizler Bilgi Üniversitesi yönetiminin biat eden, hedef gösteren, akademik özgürlüğü yok sayan tavrının karşısında; hocamızın, özgürlüklerin, bilimin yanındayız” demişti.

‘Zeynep Hanım’a reva görülen muamele, siyasi takibattır’

Neumann, 2002 ile 2008 yılları arasında Bilgi Üniversitesi Tarih Bölümü’nde tam zamanlı öğretim üyesi olarak görev yapıyordu. 2008’de, Münih Üniversitesi’nde Türkiyat profesörü unvanı almasından itibaren de her yıl bahar döneminde ders vermeye başlamıştı.

Neumann’ın, üniversite rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman’a hitaben yazdığı mektubun tamamı şöyle:

“Sayın Rektör,

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin ağ sitesinde yayımlanan ‘önemli bir duyuru’ya göre, başında bulunduğunuz müessese, bazı medya haber ve yorumlarına ittibâen Prof. Dr. Zeynep Sayın Balıkçıoğlu ile ilişiği kesmiştir.

Zeynep Hanım’ın ders esnasında ilettiklerinden cımbızla çıkarıldığı belli olan ifadatı hakkında bir şey söylemek, onları bir eleştiriye tabi tutmak, kâfi bağlamı sağlamadan zordur. Kendi hesabıma, TC Cumhurbaşkanı’nın icraat ve şahsına dair medyada yansıtılan sözlerini siyaseten gerekli eleştiricilikten yoksun, fazla müsamahakâr, kavram bakımından zayıf, ayrıca tutumu bakımından elitist bulduğumu söyleyebilirim. Ne var ki, ilgili dersin gidişatını bilmeden varılırsa benim veyahut başka birinin Zeynep Hanım’ın sözlerini şöyle veya böyle ‘bulmasının’ herhangi bir kıymeti yoktur. Söylediklerinin olası hukukî veçheleri üzerine karar vermekse mahkemelerden başka kimsenin işi olamaz.

Sayın Rektör,

2002 ile 2008 arasında Tarih Bölümü’nün tam zamanlı bir öğretim üyesi vasfıyla, 2008’te Münih Üniversitesi’nde Türkiyat profesörlüğüne geçtikten beri her sene bahar aylarında ders vererek İstanbul Bilgi Üniversitesi’ne mensubiyetimi devam ettiriyorum. Toplumdan kopuk olmayan, zor konularda aksî görüş ve duruşlara imkân veren, meşhur ‘Ermeni Konferansı’nda olduğu gibi kurumsal şahsiyetiyle de akademik özgürlüğünü yaşatmaya çalışan Bilgi Üniversitesi’ni (bazen sevinçle, bazen de ‘her şeye rağmen’ olarak tavsif olunabilen hissiyat içinde) takdir, kendimi de ‘Bilgili’ addederdim. Bu tavrıma zemin, başında bulunduğunuz müessesenin bir zaman sahip çıktığı akademik özgürlüklerdi.

Zeynep Hanım’ı derslerde ifade ettikleri görüşlerinden dolayı sorgusuz sualsiz Bilgi’den tardetmek akademik hürriyetlerin varlığıyla bağdaşmıyor. Zeynep Hanım’a reva görülen muamele, siyasî takibattan başka bir şey değildir. (Bir biliminsanından ‘ilgili kişi’ diye sözetmenin Türkçede cari olan teamüllere göre tam bir edepsizlik teşkil ettiğini ayriyeten ifade edeyim.) Adı geçen hürriyetlerin var olmadığı bir yer, üniversite olarak nitelendirilemez. Başında bulunduğunuz müesseseye münasip bir isim bulmak elbet ki size düşer, ancak Bilgi’yi üniversite olmaktan çıkardınız. Bu anlamda Bilgi Üniversitesi artık yoktur.

Bana da, başında bulunduğunuz müessesede bir daha ders vermeyeceğimi ifade etmek kalıyor.

Bir de bir rica: Akademik Özgürlük adresinde bulunan metni çevrimiçinden çıkartmak için gerekli talimatı verir misiniz? Millet aldanmasın!

Saygılarımla”.

Bilgi’den kovulan akademisyen: Mahremiyetime saldırılmış hissediyorum

Bilgi’den kovulan akademisyene öğrencilerden destek: Hocamızın yanındayız

‘Erdoğan’a hakaret’ten kovulan akademisyene destek: Utanç lekesi

‘Erdoğan’a hakaret’ten kovulan akademisyen dört aydır ödeme almamış

Erdoğan’a hakaret’te bugün: Bilgi Üniversitesi hedefteki akademisyeni kovdu