Mümtaz'er Türköne: AK Parti kaybederse kendisinin de kaybedeceğini düşünen vatandaşların dünyasını anlamak lâzım

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Halkın tercihini küçümseyenlerin doğru yolu bulmaları ve demokrasinin bir aktörü haline gelmeleri imkânsız. Halkın doğru tercih yaptığını, döviz fiyatları üzerinden takip edebilirsiniz.

Siyaset nasıl bir hesap-kitap işi ise seçmenin sandığa attığı oyu da bir muhakemenin eseri. Bu muhakemenin “çıkar hesabı”na dayanması son derece meşru ve makul.

Seçim sonuçlarına bağlı olarak döviz fiyatları düşmüşse, ekonomik istikrar beklentisi yükselmişse halk çıkarına uygun doğru kararı vermiş demektir. Sofrasından eksilecek ekmeği garanti etmedikçe, halkın tercihini yargılayamazsınız.

Halkın hata yaptığını düşünmek ne ölçüde yanlış ise seçim sonuçlarının Başbakan’ı ve hükümetini yolsuzluk ithamları karşısında akladığını öne sürmek o ölçüde demokrasinin doğasına aykırı.

Seçmen zihninde bir “hata” ve “sevab” tasnifi yapıp, her birimin bireysel hayatındaki karşılığına göre bir yekün çıkartıyor ve kararını veriyor.

“Seni yolsuzluk ithamları karşısında aklıyorum” diye sandığa giden bir seçmen tahayyül edebilir misiniz? Onun yerine “yolsuzluklar gerçek olsa bile” diye söze başlayıp “ya AK Parti kaybederse?” diye kendi kaybedeceklerini kafasında evirip-çevirip sandığa giden vatandaşların dünyasını anlamak lâzım.

Mümtaz’er Türköne’nin yazısı