Savcının iddiası, ‘Rüşvet yüzünden girdiği Türk cezaevinden rüşvetle kurtulduğu’ yönünde. Çok iddialı tabii.
Çünkü bizim bu konudaki ortak bilgimiz, Reza Bey, Kutucubey, Mahdumbeyler ile diğer beyefendilerin tahliyesiyle ‘Adalet yerini buldu’ yönündeydi.
Savcının Türkçesi “birkaç isim, birkaç resim”den ibaret olduğu için ‘Cash Assistance to Government’ demiş. Biz buna niye langadanak ‘rüşvet’ diyoruz, anlamıyorum. Tam çevirisi, ‘Hükümete Nakit Desteği.’ Bir nevi, ustalara ‘asistanlık’ hizmeti. Gönüllü de olabilir gönülsüz de; ‘asist krallığı’ gibi bir şey işte.
Nitekim ‘sağaçık Rezabey’in futbol kulüplerine yaptığı asistler de dosyada. Bir tarafta ‘Beşiktaşlı Atom Karınca Rıza’ların dünyası bir tarafta ‘Loca Sahibi Asist Kralı Reza’ların mahallesi!
Bir aklımız, bir vicdanımız, eh zaman zaman bir de oyumuz var. Onları kullanırken, Savcı’nın, ‘Rezabey’in tahliye talebi neden reddedilmeli’ başlıklı ‘darbe’sinde mahkemeye beyan ettiği ‘iddialar’ı düşünür müyüz yoksa hiç gerek yok mu: “Servet ve gücünü kullanarak Türkiye’de hapisten çıkmayı başardı.”
Sıvasız hanelerdeki evlatlarınızı namluların, bombaların, ölümün kıyısından ‘servet ve gücünüzü kullanarak çıkarmayı’ becerebilir misiniz?