‘Açgözlülük, kötü niyet, haset, bencillik, kin, hoşgörüsüzlük, gurur, kibir, kurnazlık ve ikiyüzlülük güçleri…’ ABD’nin ortasından, Avrupa’nın göbeğinden Ege’de bir adaya giden bir adam, bundan 80 yıl kadar önce, tam ikinci büyük savaş öncesi, ‘hastalık’ı böyle tanımlamış.
İster bu dünyada hesap sorulacağından korksun… İster öte dünyada.
Ama vicdanının hep azaba mahkum olduğunu, alınyazısı sandığı şeylerin arasına kalın yazısı ile tüm veballerin, günahların, insana ihanetlerin, kibir ve kin bedellerinin de yazılı olacağını unutmasın.
Unutup huzur bulduğunu zannedebilir. Kendini hiç kandırmasın! Kötülük ve fesat, kin ve kibir, ister dinlerde, ister felsefi inançlarda… Boynuna, alnına, kaderine, tarihine yazılı bir yafta gibi insanın eline, ayağına, diline dolanır.
Boyun eğdiren de… Boyun eğen de… Payına düşeni alır!