HaberTurk Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı görevinden istifa ettiğini açıkladı. Bugünkü köşesinde bir veda yazısı kaleme alan Altaylı, yazarlığı sürdüreceğini belirtti.
17 Aralık’tan sonra sızdırılan ses kayıtları Ciner Yayın Holding’e ait HaberTurk’ün Ciner Yayın Grubu Başkan Vekili Mehmet Fatih Saraç aracılığıyla Erdoğan tarafından ‘sevk ve idare’ edildiğini ortaya koymuştu. Saraç’ın adı ‘Alo Fatih’e çıkarken kayıtlara Altaylı’nın Erdoğan’ın hoşuna gitmeyen bir seçim anketinin sonucuyla oynamayı önermekten yine Erdoğan’ı kızdıran seçim barajıyla iligili bir yazıyı ertesi gün ‘düzeltmeye’ kadar uzanan birdizi ‘icraat’ı da yansımıştı.
‘Beş yıl demiştim, süre doldu’

‘Bu bir veda yazısı değildir’ başlıklı yazısında Altaylı, istifasını şu ifadelerle duyurdu: “Bu gazete yayın hayatına başlamadan verdiğim röportajlarda, daha sonra yazdığım yazılarda, konuştuğum her yerde ‘5 yıl’ dedim. Bu görev için kendime 5 yıllık süre biçtim. Turgay Ciner bana Sabah Gazetesi’nin başına geçmemi önerdiği zaman da ona ‘5 yıl’ demiştim. Ama arada kilometreyi sıfırlamak zorunda kaldığımız bir haksızlık yaşayınca ‘Habertürk’te yeniden bir 5 yıl’ dedim. Bu 5 yıl aslında 29 gün önce doldu. Ama ben bugün, 29 günlük bir gecikmeyle sizlerden müsaade istiyorum. Habertürk Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmenliği görevini bugün itibariyle bıraktım.”
Altaylı, “Bu gazetenin sahibi ‘yeter’ deyinceye kadar bu gazetede yazmaya devam edeceğim” dedi.
Militan gazetecilik serseri ruhuna uymadı!
Fatih Altaylı yazısında isim vermeden ‘Alo Fatih’ ve sansür eleştirilerine de şu sözlere yanıt verdi: “İçinde bulunduğumuz bu grup asla ‘namussuzluk’ yapmadı. Gazetesini asla habercilikten başka amaçlarla kullanmadı. Biz de bunun rahatlığı içinde gazetecilik yaptık. Bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz.”
Altaylı, yazısında ‘militan gazetecilik‘ döneminin başlamasını üzülerek izlediğini ifade ederek, bu durumun ‘serseri ve özgür ruhuna‘ uygun olmadığını da vurguladı!
Kayıtlara yansıyan icraatlar

Ses kayıtlarında Altaylı’ya dair ilk ortaya çıkan, Erdoğan’ın talimatıyla kamuoyu araştırmasında manipülasyon yapmayı önermesiydi. Altaylı, Konsensus Araştırma ve Danışmanlık Şirketi’nin HaberTurk için yaptığı kamuoyu araştırmasında MHP’nin 2.5 puanını BDP’nin hanesine yazmayı öneriyordu.
Talimat üzerine anketle oynanır
Yine kayıtlara yansıyan Altaylı’nın ikinci icraatı Erdoğan’ın beğenmediği ‘Bu mu sağlıkta çağ atlayan Türkiye’ haberi yüzünden aralarında Sağlık Editörü Dilek Şanlı’nın da bulunduğu üç basın çalışanının kovulmasına sessiz kalmaktı. Başlıktaki ifade, akraba evliliği nedeniyle engelli doğan üç yaşındaki kız çocuğunu tedavi ettirememiş bir babanın feryadıydı. Ama Fatih Altaylı, jet hızıyla ‘Eleştiriye evet, nankörlüğe hayır’ başlıklı bir yazı kaleme almış, habere konu olan aileyi akraba evliliği yaptığı gerekçesiyle eleştirmiş ve Sağlık Bakanlığı’nı temize çıkarmaya çalışarak Erdoğan’dan özür dilemişti.
Sansür yetmez, sipariş haber verelim
Altaylı, Başbakan’ı kızdıran 3 Temmuz 2013 tarihli ‘Bu barajla demokrasi olmaz’ yazısını da hemen ertesi gün ‘Baraj, golü engeller‘ yazısıyla ‘düzeltmişti’. Bu yazıyı yazmasının arkasından ‘Alo Fatih’ lakaplı Mehmet Fatih Saraç çıkmıştı. Altaylı yazısında Saraç’tan ‘AKP’li arkadaş’ diye bahsediyordu.
‘AKP’li arkadaş’ın bir telefonuyla baraj bile değişir