Geçenlerde, müebbede hüküm giyen PKK’lı bir teröristin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verdi diye Anayasa Mahkemesi’nin başına gelmeyen kalmadı.
‘Teröristin hakkını nasıl olup da gözettiği, PKK’lı caniyi haklı bularak koruyup kolladığı, şehitlerimizin kemiklerini sızlattığı’ filanla başladı hücum.
Artık kesinkes rejim karşıtı bir odak haline geldiğine, millete ve devlete tehdit oluşturduğuna kadar vardı.
Derhal kapatılması, milletin ve devletin selameti için bir an önce lağvedilmesi gerektiğine dair feci bir kampanya yürütüldü. Uluorta görmediği psikolojik şiddet, yemediği manevi dayak, çalınmadık kara, maruz kalmadığı baskı, tehdit ve gözdağı çeşidi kalmadı.
Cumhurbaşkanı, ‘hayâsız akın’ dediğim o saldırılara karşı Anayasa Mahkemesi’ne sahip çıksa, adalete sahip çıkmış olmaz mıydı?
Terörle mücadeleye güçlü bir destek, örgütlerin istismarına sert bir darbe yerine geçmez miydi?