Davutoğlu’nun ‘yüzde yüz başkanlık anayasası’ formülünü, belki de kitabın tam ortasından bir demokrasi ve hukuk tartışmasının başlangıcı olarak almak lazım. Bu bir anayasa müzakeresi değil, belki de ironik şekilde doğrudan dikta rejiminin sınırlarını kaldırma önerisi.
Göreceksiniz AK Parti yeni bir anayasa yapamayacak. Bu kadar kutuplaşmış, kemikleşmiş bir siyasi zeminden toplum sözleşmesi çıkmaz.
Önümüze konan ‘yüzde yüz başkanlık’ sistemi, bir anayasa için başlangıç noktası değil. Tepedeki tek kişi için bir anayasa tasarlanamaz ve yapılamaz.
İktidarı sınırlamak, bunun için mekanizmalar ve kurallar tasarlamaktan bahsetmeyen bir anayasa teşebbüsü, üstelik mevcut anayasayı seri şekilde ihlal ederek ilerliyorsa bir otokrasi girişiminden ibarettir.