ABD önseçimleri hemen hiç kimsenin öngöremediği kadar heyecanlı geçiyor. “Tez elden adaylıktan düşer” denilen Donald Trump, üstelik Amerikan kampanya ölçülerinde az para harcamasına rağmen, Cumhuriyetçi Parti’de liderliği kimseye kaptırmıyor. Şimdiye kadar çoktan yarışı terk etmiş olması gerektiği düşünülen, geçen haftaki ‘Süper Salı‘ seçimlerinden sonra neredeyse folklorik bir figür diye bakılan Bernie Sanders da Hillary Clinton’un peşini bırakmıyor.
Sanders, Trump gibi ırkçı, yabancı düşmanı, şoven bir söyleme sahip değil. Tersine bambaşka değerler üzerinden konuşuyor. Sosyalizmi Amerikan siyasetinde korkulacak bir kelime olmaktan çıkardı. Ön plana çıkardığı unsur, ‘eşitsizlik‘ ve oligarşinin sömürüsü. Geleceğinden emin olmayan orta sınıf gençler, bu mesajı benimseyerek Sanders’i taşıyor.
Uzun lafın kısası, Amerikan seçimleri küreselleşme dönemi siyasetinin bittiğini, küreselleşme karşıtlığı döneminin siyasetinin başladığını gösteriyor.