Cumhurbaşkanı Hak-İş’te ‘Dünya Kadınlar (Kadın Emekçiler) Günü‘ dolayısıyla diyordu ki: “Başında örtü var, örtü yok diye nasıl ayrıma tabi tutarsın. Yıllarca bu ülkede bu yapıldı. Ayrımcılığın ta kendisi. Hamdolsun biz değiştirdik.”
O sıra, T.C.’si 43061063362, yaşı 12 Nisan’da 13 olacak İdilli Fatma Elarslan da can vermişti.
Devlete göre ‘terörist‘ti; babasına göre ‘daha oyun çağında can kızı.‘
Fatma’yı Diyarbakır polis lojmanına bombalı saldırıda öldürülen 4 yaşındaki Mevlude İrem Çiftçi’den ayıracak değilim. Nasıl ayırırım ki!
Hep yazdığım: Çocuklar kardeştir; öldürenler kalleştir.
Ancak Fatma’yı da Mevlude İrem’i de hayatın coşkusunda değil de ölümün kıyısında yaşamaya ve ölmeye mecbur eden ‘şey‘ ayrımcılıktır.
Kendimize, kendinize, çocuklarınıza, büyüklerimize, onların çocuklarına bakınca anlarsınız bunu.