Yeni ülke kurulurken, yapılan kritik hatalar ile medeniyet kurucu/taşıyıcı özelliklerimiz tozlanmış, özgüvenimiz çökertilmiş, kardeş kardeşten şüphe duyar hale gelmiş. İşte son 14 yıldır, bu millet tüm parçalarıyla özgüvenine kavuşuyor ve o derece önleyici hamlelerle karşılaşıyor. Bizim kendi adımıza yaptığımız ‘çok şey istemiyoruz‘ tespiti de böylelikle boşa çıkıyor. Çünkü Türkiye’nin iç barışını sağlayarak ayağa kalkması, özgüvenini kazanması demek, bizim arzumuzdan bağımsız olarak ‘çok şey‘ istiyoruz demek. Bölgede ve dünyada statükonun değişmesi demek.
O nedenle bu büyük hamle, küresel ölçekte büyük bir aktörün geri dönüşü olarak algılanıyor. Çünkü bu coğrafya, doğasından ötürü, ya parçalanmış ya da güçlü devletler üretiyor. Ortası yok.