Daha önce de defalarca yazmıştım, “Mitingleri sevmiyorum” diye; zira kutuplaşmayı büsbütün kemikleştiriyor. Konuşmaları basından okuyorum. Başbakan’ın Adana mitingindeki öfkeli ve coşkulu konuşmasında şu sözlerinin altını çizdim: “Partilerin genel başkanlarına, siyasilere ve medyaya sorumluluk, samimiyet çağrısı yapıyorum. Kışkırtıcı, ayırıcı üsluptan uzak durulmasını rica ediyorum.” Çok doğru, fakat keşke dedim Başbakan’ın kendisi buna örnek olsa… Keşke dedim, evlat acıları arasında kendisi “ayırım” yapmasaydı….
.. AK Parti’nin liberal demokrasi ve piyasa ekonomisi yönündeki reformları inkâr edilemez. Fakat sosyal gelişme “minnettar” bir toplum ortaya çıkarmaz, aksine daha çeşitli ve hareketli bir toplum ortaya çıkarır. Onun için çağımızda geçerli demokrasinin adı “çoğulcu demokrasi”dir. Gerilimi düşürmek için iktidarın ihtiyacı daha çok “güç” değildir; uzlaşmacı ve barışık üsluptur, özgürlüklere ve hukuka saygılı davranıştır. Aksi halde, bu gerilim daha fazla sürdürülemez, bundan sonra karşılıklı olarak tepkilerimizi daha da tırmandırarak varabileceğimiz yer ancak felaket olabilir!