Diyanet Vakfı’nın İslam Ansiklopedisi’nde Necip Fazıl gibi ‘İslamcı’ şairlere yer verilirken, Cemal Süreya ve Nazım Hikmet gibi ‘İslam’la pek ilgisi bulunmayan’ isimlerin yok sayılmasını eleştiren Taraf yazarı Murat Belge, “Cemal Süreya niçin yok? ‘Zındık’ diye mi? Zındık mındık, bu Türkiye’de yaşamadı, iz bırakmadı mı?” dedi.

Dranas yok, Nâzım yok, başka kimler yok?
Taraf’taki ‘Bir ‘seçmecilik’ örneği’ başlıklı bugünkü yazısında ‘yeni Türk şiiri’ üzerine bir kitap yazmaya başladığını dile getiren Belge, şöyle devam etti: “Ahmet Muhip üstüne yazarken bu ansiklopediye bakmak geldi aklıma. “Dranas” diye yok, “Dıranas” diye de yok… Anladığım kadarıyla Ahmet Muhip bu ansiklopedide yok. Olmaması tuhafıma gitti. “Acaba edebiyatçıları, şairleri almamışlar mı?” diye düşündüm. Bu sefer başka şair adlarına bakmaya başladım. O zaman şaşırtıcı durumlarla karşılaştım.”
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın hemen hemen her konuşmasında atıfta bulunduğu ‘İslamcı’ şair Necip Fazıl Kısakürek’in uzunca bir maddeyle ansiklopedide yer aldığını belirten Belge, “Alacak tabii. Önemli bir şair. Ayrıca düşünce dünyasında etkileri var. Nâzım Hikmet’in ansiklopedide olmadığını gördüm. Şimdi bu biraz düşündürücü. Dranas yok, Nâzım yok; başka kimler yok? “Garip Kuşağı’na bakayım” dedim: Orhan Veli, Melih Cevdet, Oktay Rifat. Üçü de yok. Allah Allah! Bu iş gittikçe ilginçleşiyor. Nurullah Ataç yok, Fazıl Hüsnü Dağlarca yok” diye yazdı.
Onlar var, ötekiler yok
‘Şimdi bu “İslâm” ansiklopedisi olduğuna göre, İslâm’la pek işi olmayan yazarları, edebiyatçıları almamış… diye düşünebilir miyiz?’ görüşünün pek de doğru olmayacağını vurgulayan Belge, “Nâzım gibi, kendisi ateist, şu bu olabilir. Ama bunlar ansiklopedide yer vermeme nedeni olmaz, bence. Edebiyatçıları böyle süzerek seçerek almak gibi bir politikaları mı var? Bakıyorum, Enis Behiç Koryürek de, Vasfi Mahir Kocatürk de, Orhan Şaik Gökyay da orada. Orhan Seyfi Orhon da hâzır ve nâzır. Arif Nihat Asya da var. Bunlar, şiirsel yetenek bakımından, demin olmadığını söylediğim şairlerle pek yarışamayacak kişiler, ama onlar var, ötekiler yok. Neyin nesi bu” ifadelerini kullandı.
Cemal Süreya Türkiye’de yaşamadı mı?

Fecr-i Âti topluluğu, Yedi Meşaleciler gruplarıyla, Hisar, Büyük Doğu, Çınaraltı, Dergah gibi edebiyat dergilerinin ansiklopedide yer aldığına dikkat çeken Taraf yazarı şöyle devam etti: “Papirüs ya da Yeni Dergi gibileri alınmamış. Şiirde “Garip” kuşağı ve tarzı, “İkinci Yeni” akımı, bu ansiklopediye girememişler. Böyle “akım” adıyla giremedikleri gibi, kendi adlarıyla da yoklar: Edip Cansever, Turgut Uyar, Cemal Süreya, İlhan Berk kapıdan içeri geçememişler. Ama bakıyorsunuz, Cahit Zarifoğlu geçmiş. Benim geçenlere bir sözüm yok tabii. Cahit Zarifoğlu iyi bir şair, orada bulunsun tabii. Ama Cemal Süreya niçin yok? “Zındık” diye mi? Zındık mındık, bu Türkiye’de yaşamadı, iz bırakmadı mı?”
‘İkinci Yeni’ toptan yasaklanmış
Yazı kurulunda edebiyat dünyasından Orhan Okay, Abdullah Uçman, Âlim Kahraman gibi yazarların yer aldığını vurgulayan Belge, “Ansiklopediye girmeye “lesepase” alamamış birçok kişi saydım. Şaşırtıcı bir durum Sezai Karakoç’un da giremeyenler arasında olması. Galiba “İkinci Yeni” toptan yasaklanmış” dedi.
Solcu şairlerin yaşamadığı bir Türkiye
Bu durumun ‘sansür’ün genel anlamına uyduğunu belirten Belge, şunları yazdı: “Bu dünyada olmasını istemediğimiz bir şeyi, yazıyı, düşünceyi vb. sansür ederek onu “yok” saymış olursunuz. Bu ansiklopediye kimin alınacağına, kimin alınmayacağına karar verenler de sanki olmasını istedikleri Türkiye’nin sınırlarını çizmişler. Bunu yapmakla, bu aynı eylemle, tabii, istemedikleri Türkiye’yi de dışarıda bırakmışlar. Yani Nâzım Hikmet’in, başka solcu şairlerin, olmadığı, yaşamadığı bir Türkiye görüyoruz bu ansiklopedide.”