Yönetmen Ezel Akay, özyönetimin herkes açısından ‘müthiş merkezilik geleneğinden kurtuluşu sağlayacak can simidi‘ olduğunu savundu. Akay, “Gezi, bunu Kürtler kadar yaptı bir anlamda. Gezi içinde birtakım gruplar, gerçek anlamda özyönetim fikirlerini organize ettiler ve Türkiye’nin her yerinde örgütlenmeler ortaya çıktı” dedi.

DİHA’ya konuşan Ezel Akay, 7 Haziran seçimlerinin ardından başlayan operasyonlar ve ardından gelen ‘özyönetim’ ilanlarını değerlendirdi.
Son dönemde yaşananları ‘Türkiye’nin son iç savaşı‘ olarak değerlendiren Akay, bir ülkenin kendi şehirlerine tanklarla girmesinin ortada artık bir iç savaş olduğunun göstergesi olduğunu belirtti. ‘Devletin PKK’yi dağdan indirmek için ise HDP’ye oy veren şehirleri rehin aldığını‘ dile getiren Akay, “Yoksa orada koca ordunun ezemeyeceği bir silahlı güç yok. Bir tür rehine krizi yarattı. Bu da bir oyun ve o oyuna da düşüldü” dedi.
‘Özyönetim merkezilik geleneğinden kurtulmak için can simidimiz’
İçinde bulunulan ortamın artık demokrasinin konuşulacağı bir ortam olmaktan çıktığını vurgulayan Akay, operasyon ve ablukalara karşı ilan edildiği belirtilen ‘özyönetimi’ ise ‘evrensel, modern ve bizi gerçekten selaha eriştirecek bir kavram’ olarak tanımladı.
Akay, özyönetimle ilgili düşüncelerini şöyle açıkladı: “Özyönetim, Kürt siyasi hareketi olmasaydı da hepimizin müthiş merkezilik geleneğinden kurtulmak için can simidimizdir. Özyönetim benim gözümde mahalle muhtarını kendin seç, mahalle meclisinde mahallenin problemlerini hallet, taleplerinde bulun ve yarat. Yaratamadığında bir üst kuruldan istemeye dayanan, sürekli olarak halkın seçim yapıp kendi sorumlularını ortaya çıkardığı, her bölgenin kendine ait olduğu yerden başlayıp işlerini merkezi birimlerle hallettiği bir sistem. Şehirlerin valilerini kendilerinin seçmesi de buna dahil. Ayrı ayrı meclislerin de kararlara katılmasını sağlayan bir sistem.”
‘Özyönetimi deneyenler ‘isyancı’ olarak algılandı’
Ancak, özyönetim sisteminin Türkiye’de geleneksel olarak yer almadığını ve Osmanlı’dan Cumhuriyet tarihine kadar bunu deneyen herkesin ise ‘isyancı‘ olarak algılandığına işaret eden Akay, “Bugün Türkiye’de de bundan tir tir titreyen, kendi işine çok yarayacak, bir özyönetim dünyası başladığı anda hayatını renklendiğini görecek olmasına rağmen eldekini kaybetme korkusu var. Bu korkudan arınması lazım bütün Türkiye’nin” dedi.
DTK’nın açıklaması ‘yapılabilecek en iyi hareket’
Hakkında soruşturma başlatılan Demokratik Toplum Kongresi’nin öz yönetimleri destekleme kararını ‘yapılabilecek en iyi hareket‘ olarak değerlendiren Akay şöyle devam etti: “Türkiye için bir pırlanta var. Onunla ilgilenmelerini tercih etmelerini ve onu yaygınlaştırmak için destek aramalarını çok doğru bir hareket olarak görüyorum. Çünkü, bir savaş stratejisi değil asla. Erken ya da geç bizim toplum olarak üzerinde düşünmemiz gereken çok önemli bir yeni siyaset yapma tarzını öneriyor. Gezi, bunu Kürtler kadar yaptı bir anlamda. Gezi içinde birtakım gruplar, gerçek anlamda özyönetim fikirlerini organize ettiler ve Türkiye’nin her yerinde örgütlenmeler ortaya çıktı. Bunun manasını anlatıp bunun ciddiye alınmasını sağlamak, özyönetimlerin hemen başlamasını sağlamasa bile önümüzdeki dönemin siyasi kavramlarını belirleyecektir. Özyönetim hem Kürt siyasi hareketine hem Türkiye’nin tamamına faydalı olacaktır.”