Bugün PKK ve YDG-H Kürtlere bölgede kan kustururken, HDP de örgütün cinayetlerini hükümete yıkmak için Meclis kürsüsünü bir meşruiyet/kara propaganda aracı olarak kullanıyorlar. CHP’nin doğrudan, MHP’nin de tersten desteği ile olabildiğince savruk ve rahatlar.
Türkiye, ne 6-8 Ekim, ne de 22 Temmuz’dan beri yaşananların gerekçesinin olduğu bir ülke. Önce 80, sonra 59 milletvekili kazanarak Meclis’in üçüncü partisi olan HDP, ‘Bana PKK adam öldürdü dedirtemezsiniz’ noktasında, PKK ise bölgenin yeni JİTEM’i olmuş durumda.
Demirtaş Rusya ziyaretinden sonra vitesi ‘devlet kuracağız’a yükseltirken, Sırrı Süreyya Önder tüm laubaliliğiyle ‘Başbakan kaçak çayımızı içer gider’ diyecek kadar sivil zemini, siyasi çözümleri mayınlama durumuna geçmiş halde.
Böylelikle PKK da HDP de bir muhatap olamayacaklarını ispatladılar. Süreç Kürt halkının kendisi ile yürüyecek.
Öcalan ise PKK sıkıştığında ona zaman kazandıracak, güçlendiğinde ise bizzat PKK ve HDP tarafından İmralı’ya gömülecek bir figüre dönüşmüş durumda.
Bu Gordion düğümünü yine halk çözecek. Kimse enseyi karartmasın, bu süreçler yaşanmak zorundaydı. Bu işin kestirmesi, kolayı yok. O yüzden, Çözüm Süreci bundan sonraki yeni dönem için çok değerli bir tecrübe oldu.