Hiç anlamıyorsunuz bizi… Oysa tek isteğimiz, insanca ve kardeşçe yaşayabilmek.
Sünni, Alevi, Ermeni, Rum, Kürt, Zaza, Zerdüşt, Ateist… Kadın, erkek, eşcinsel, transseksüel… Çocuk, engelli, bekar, evli… Genç, yaşlı, öğrenci, işçi, memur, köylü, doktor… Başörtülü, başörtüsüz…
Kimliğimiz, inancımız, siyasi görüşümüz, medeni durumumuz, cinsiyetimiz ne olursa olsun… Yok ki birbirimizle derdimiz! Tek derdimiz, eşit ve özgür birer vatandaş olarak, huzur içinde beraberce yaşamak.
Ama işinize gelmiyor. Tersine, ayrımcılığı kışkırtıyorsunuz. Çünkü “biz” ve “onlar” diye ötekileştirmenin, seçimlerde size kazandıracağı puanların peşindesiniz. Çünkü, akıl sınırlarımızı zorlayan boyutta yolsuzluk ve rüşvet iddialarından ancak yokmuş gibi davranarak, düşmanlığı körükleyerek kurtulabileceğinizi düşünüyorsunuz.