Ümit Kıvanç: Ana karnında vurulmuş bebeğin yanında kim nasıl önemli olabilir?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Ezilmemiz sadece olan bitenin ağırlığından, dayanılmazlığından değil. Karşı koyamıyor, engelleyemiyor olmaktan. Hak aramaya, örgütlü mücadeleye alışık değiliz. Ayrıca, karşımızdaki, siyasî kavramlarla tanımlanabilecek bir kuvvet olmaktan çıktı. Nefretin devlet olarak örgütlenmesiyle karşı karşıyayız.

Yapılan “terörle mücadele” değil, alâkası yok. PKK ile savaş da değil. “Çoluk çocuk dinlemeyiz, yaşlı adamı da ana karnındaki bebeği de vururuz” denerek, okul sınıflarına girip tahtalara olmadık laflar yazıp önünde bayrakla pozlar vererek sonuçta ne elde edileceği ayrı tartışma konusu.

Bunlara maruz kalmaksa müthiş aşağılayıcı. Yaralı çocuğunu hastaneye götürebilmek için çırpınan beyaz bayraklı insanların çaresizliğini izleyen de bu travmadan muaf kalamaz ki. Kalamıyor zaten.

Bireyler olarak, hiçbirimiz o kadar önemli değiliz. Ana karnında vurulmuş bebeğin yanında kim nasıl önemli olabilir? Önemli değiliz. Ama ürettiklerimiz önemli olabilir.

Bir şiir, üç beş insanı birbirine bağlayabilir. Bir roman, insana hiç tanışmayacağı ama güvenebileceği dostlar kazandırabilir.

Ümit Kıvanç’ın yazısı