Can Dündar: Misketleriyle gömülen çocuk Erdoğan'ın karizmasını dağıttı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

15 yaşındaki Berkin’in ölümünden taşan öfke, 22 yaşındaki Burakcan’a kıyıyor. 84 doğumlu, 8 aylık evli polis Ahmet Küçüktağ’ın canına mal oluyor. Vicdanını yitiren bir iktidar, ülkeyi cenazelerde, sloganlarda, gözyaşlarında bölüyor. ‘Siz-biz’ kavgası, ‘Hepimiz’ hissini kaybettiriyor.

İktidarını kaybetmemek uğruna nefret söylemi yaymayı, ülkeyi ateşe atmayı tercih eden bir Başbakan’ın eseri bu… 15’lik bir çocuğun ardından bir “Allah rahmet eylesin”i esirgeyen bir liderin eseri… Hepimiz körpecik yiten bir çocuğun acısıyla kıvranırken o, bir kelime olsun etmedi. Neron edasıyla, kendi çıkardığı yangını uzaktan seyretti. “Zulmün artsın ki, zevalin çabuk gelsin” sözüne inananlar, içten içe sevindi. Başbakan’ın kindar neslinden olmadığımızdan, ayırt etmedik ağlayacağımız cenazeleri; Berkin için de, Burakcan için de, Ahmet için de gözyaşı döktük.

Berkin’in cenazesinde gördük ki, böyle düşünenler yalnız değil… Dışlanmadık; tersine, Gezi’den beri ilk kez yeniden bir araya gelip Başbakan’ı ve onun gibi düşünenleri dışladık. Korku duvarını hep birlikte aştık. Hayali ‘faiz lobileri’nin, ‘vaiz lobileri’nin yapamadığını, misketleriyle birlikte gömülen bir çocuğun cansız bedeni yaptı. Başbakan’ın o meşhur karizmasını dağıttı. Her lider, kendi finalini yazar. Erdoğan, pek kötü yazdı. Dileyelim ki hesap günü geldiğinde bu halk, onun kadar merhametsiz olmasın.

Can Dündar’ın yazısı