Başbakan Tayyip Erdoğan ve hükümetin bir türlü altından kalkamadığı ‘Gezi Parkı sendromu’, Türkiye’nin dış politikasını da doğrudan şekillendiriyor. Mısır, Tunus ve Suriye’deki Arap Baharı ayaklanmalarının tümünü destekleyen AKP hükümetinin Ukrayna’daki benzer hareketlere bu kadar uzak durmasının başka izahını bulmak zor.
Nitekim, Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin arasında 4 Mart’ta yapılan telefon görüşmesi sonrasında Kremlin’den yapılan açıklama, Ankara’nın bakışını gözler önüne seriyor. Resmi açıklamada, Erdoğan’ın Ukrayna’da rejimi deviren demokrasi yanlısı Maidan güçleri için ‘agresif, aşırılık yanlısı’ dediği belirtiliyor. Açıklama şöyle: “İki lider (Putin ve Erdoğan), radikal ve aşırı Maidan güçlerinin agresif hareketlerine rağmen Kırım’da dinler arası ve etnisiteler arası barış ve düzenin garanti altına alınacağına duydukları güveni ifade ettiler.” Aynı görüşmeyle ilgili Başbakanlık’tan yapılan açıklamada, Erdoğan’ın “tüm tarafların uluslararası hukuka saygı içinde hareket etmesi ve Ukrayna’nın siyasi birliğinin ve toprak bütünlüğünün mutlak surette korunması vurguları yaptığı” belirtilmekle yetinilmiş.
Tıpkı, Obama-Erdoğan görüşmesinde olduğu gibi Putin-Erdoğan görüşmesinde de Ankara, muhatabından farklı bir açıklama yapmış durumda.