Bir de az da olsa, arsız ve kaskatı kesilmiş yürekler var. Gönül gözleri kapanmış, vicdanları körelmiş. Bu toprakların en kadim geleneğini bile unutmuş onlar. İnsanların acılarını bile paylaşmaktan acizler. Kimi ‘fişini çektiler’ diyor, kimi ne arıyordu sokakta? Çocuğun acısını yaşayanlara en ağır hakaret tiviti atan bir eski bakan, siyasetçi…
Bir ülke böyle bir vicdanla yönetilemez.
Ne oldu? Nasıl oldu? Devlet ve iktidar hırsı Berkin’den önce bizi öldürmüş. Bir çocuğun ölümüne bile hep birlikte ağlamayan bir toplum nasıl birlikte yaşayabilecek? Tek umudumuz vicdan eşiği bu kadar düşük olanların marjinal bir grup olması.
Yoksa, kim bilir daha ne acılar, ne tuzaklar konulacak önümüze. Siyaset hayatın önüne geçmemeli. Hayat siyasete kurban edilmemeli. Ancak öyle bir cinnet halini yaşıyoruz ki iktidar uğruna bir değil binlerin hayatını ortaya sürebilecek olanlar var.