METE ÇUBUKÇU
Rus savaş uçağının düşürülmesinin yol açtığı gerginlik kolay geçecek gibi görünmüyor. Belli ki Rusya şimdilerde Türkiye’ye ekonomik olarak ne kadar zarar verebilir, onun hesabı içinde; her gün yeni bir açıklama geliyor. Kar ve zarar yakında ortaya çıkar.
Ancak işin asıl boyutu, asıl ‘kapışma’ alanı Suriye; yani iplerin koptuğu, asıl mücadele merkezi.
Artık Suriyelilerin olmadığı apaçık ortada bir iç savaşta bir süredir kimse tek başına ‘at oynatamıyor.’ 2012’nin koşulları yok. Bu nedenle eli Suriye’nin içinde her ülke yeni pozisyon belirlemek, savaşı kime karşı yürüttüğünü netleştirmek zorunda.
Suriye’de cepheler ve flu alanlar her gün netleşirken çelişkiler de keskinleşiyor. O yüzden yeni pozisyon almak için son rötuş zamanı. Cenevre’de masaya oturmadan önce herkes alanını genişletmek niyetinde.
Bugüne kadar Suriye’de kim kimin neyi amaçladığını, neler yaptığını ayrıntılarıyla biliyor. Vakti gelince eldeki bilgi ve veriler ortaya dökülüveriyor.
Rus uçağının düşürülmesi, alan genişletme, en geniş bölgeye hakim olma mücadelesini hızlandırdı. Zaten Rus savaş uçakları Suriye’deki üslere teker koyduğunda hedefin sadece IŞİD olmayacağı belliydi. Ruslar, Suriye’de rejimi güçlendirmek ve kendisi olmadan ülkenin geleceğiyle ilgili bir kararın verilmeyeceğini göstermek için sert bir giriş yapmıştı. Bu sertlik artarak devam edecek gibi.
Bu durum Suriye’nin kuzeyindeki, IŞİD dışındaki grupları bombalamayı da içeriyor. Ruslar Türkmen bölgesini bombalarken de gösterdikleri gerekçe buydu. Çünkü Ruslar, ABD, Türkiye, Suudi Arabistan’ın ‘ılımlı’ olarak gördüğü grupları terörist, radikal İslamcı olarak değerlendiriyor. Kim kimdir ayırt ettiği söylenemez.
Rusların, Suriye’nin batı-kuzey hattında, Şam, Lazkiye, Halep ve kuzeye doğru Türkiye sınırına kadar olan bölgede, Esad rejimini tahkim ederek, en azından, burada bir alan hâkimiyetinde kararlı olduğu görülüyor. Rusların bundan sonra İdlib ve Türkiye sınırına doğru olan bölgeyi bombalayacağı, rejime alan açmaya çalışacağı ortada.
Rusların Türkiye’nin angajman kurallarını zorlaması da sürpriz olmamalı. Bu zorlama sınıra yaklaşma, sıfır noktasına inme anlamında değil ama Türkiye’nin 15 kilometre derinlikte ilan ettiği ‘bir tür uçuşa yasak bölge’ içinde muhalif grupları bombalama şeklinde olabilir. Rusya bir anlamda Türkiye’yi ‘test edecek’, bunu yaparken de muhaliflere kayıplar verdirecektir. Tabii ki çok sayıda sivil kayıp da söz konusu olacaktır. Ruslar şimdiden sivil alanları vurmaya başladı.
Biraz daha kuzeye çıkarsak: Rusya’nın Cerablus hattı olarak bilinen Fırat Nehri’nin batısında, Türkiye sınırında IŞİD’in elinde kalan bölgeye de yönelmesi de muhtemel. O bölge Türkiye’nin, Suriyeli Kürtlerin geçmemesi için uyardığı, Fırat’ın batısını içeren bölge.
Bunun ötesinde Ruslar PYD’yle ilişkilerini güçlendirerek, Kürtlerle daha yakın temasa geçerek Türkiye’yi sinirlendirmeye de çalışacaktır.
Yani daha gergin dönem bizi beklemekte. Sinirleri sağlam olan, taktik adımları iyi atan, Suriye’deki yeni politikalara kendini uyarlayan ve durumun eskisi gibi olmadığını anlayan bu dönemi en az zararla atlatabilir.
Nitekim, Türkiye-Rusya ilişkileri kısa vadede eskisi gibi olmayacak. Ve görünen o ki asıl hesaplaşma Suriye’de gerçekleşecek. Umarız akl-ı selim kazanır. Eğer kaldıysa….