Yazımın bu bölümünde, göktaşını satan köylülerden vergi alınıp alınmaması tartışmasına taraf olacağım! Yurtdışındaki meteor alım tecrübelerim, engin maliye bilgim ve bakkal hesabına dayanarak, değerli bakış açımı sunmak istiyorum. Sarıçiçek Köyü’nde bulunan meteor parçalarından 1 gram olanı da varmış, 1.5 kilo olanı da. Misal 1.5 kiloluk göktaşına en az 23 bin dolar vermiştir gelen adamlar. Evet, bu da vergiye tabi olacak kadar büyük bir kazançtır. Ancaaak…
Biz buna vergici dilinde “Arızi kazanç” deriz. Yani örneğin, bir bakkalın bir reklam filminde oyunculuk yaparak, bir akademisyenin
kitap yazarak, bir kerelik veya kırk yılda bir yaptığı bir işten elde ettiği kazanç. Bunlar da vergiden muaftır. Eğer Sarıçiçek Köyü’ne yılda birkaç kere rutin olarak göktaşı düşmezse, ki Allah korusun, bu kazançları arızi kazanç grubuna sokabiliriz! Benim fikrim bu!
Mehmet Şimşek isterse bu görüşümden bedava faydalanabilir. Para da verebilir esasında, maliyecilik kazancım arızi kazanç olacağı
için vergiden muaftır, işime gelir. Bence konu bir arızi kazançtır, ve zaten fakirlikten çok çekmiş Sarıçiçek Köyü sakinleri de, bir
zahmet artık bunun için beyanname doldurup vergi vermesinlerdir! Bilim meraklısı olsam da, yazımı Divan Edebiyatı’ndan bir beyitle bitirmek, aşağıdaki satırları göktaşı bulamayan Bingöllülere ithaf etmek istiyorum. Ziya Paşa’dan gelsin: Bîbaht olanın bağına bir katresi düşmez Bârân yerine dürr ü güher yağsa semâdan…