SEÇİL TÜRKKAN
secilturkkan@gmail.com/@secilturkkan
Marmara Denizi ve çevresinde bu sıra ufak tefek hareketleriyle yeniden gündeme gelen depremi 13 yıldır aklından çıkarmayan bir grup insan, bugünlerde Umut Evleri’nin temelini atmak üzere. Düzce Umut Atölyesi’nden bahsediyoruz. Her harç ‘ölüm’ demek değil ya, onların sloganı: “Harcımıza Umut Kat”

Depremzedeler Derneği 2003’te kuruldu
1999 yılındaki Marmara Depremi’ni Düzce’de yaşayan ev sahiplerinin konut sorunu güç bela da olsa devletin kredi vermesi ya da yer göstermesiyle bir nebze çözüldü fakat kiracı olanlar evsiz kaldı. Bu durum 2003 yılında Depremzedeler Derneği’nin kurulmasına, aynı zamanda Türkiye’de ilk sayılabilir bir örnekle kiracıların kendi örgütlenmesine önayak oldu.
11 yıllık mücadele
O zaman 600 kişiden oluşan dernek, ilk amacını belirleyip bir kooperatif haline geldi ve devletten üzerine kendi evlerini inşa edebilecekleri bir arazi talep etti. Devlet ve kooperatif arasındaki fiili ‘yer gösterme’ mücadelesi tam 11 yıl sürdü. Bu arada belediye altyapısı olmayan bir arsayı kooperatife üzerindeki bütün altyapı sorumluluklarını atarak vermeyi denedi, fakat kooperatif bunu kabul etmedi. Ta ki 2014 yılının eylül ayında gerçekten talep ettikleri karşılanana dek.
TOKİ’nin Düzce Beyköy’de bir araziyi kooperatife vermesiyle, ‘Umut Evleri’ süreci başladı. 600 kişiyle başlayan insan sayısı zamanla eksilse de Düzce Umut Atölyesi’nin ‘Umut Evleri Projesi’ne göre toplamda 294 konut inşa edilecek.

Sabrın sonu selamet
Barınmayı insan ihtiyacının ilk sıralarında sayıyorsak eğer, kendi evinin inşaatında çalışmayı da kabul ederek 11 yıl boyunca mücadele etmek mutlak bir sabrın göstergesi, bunun adını koyalım. Zira Umut Evleri Kooperatifi’nin kendi belirlediği şartları arasında bizzat inşaatta çalışmak ve 18 yaşını geçen herhangi bir çocuğa ait ev olmaması gibi maddeler var.
Kooperatif için böylece mücadelenin ikinci aşaması başladı. Düzce Umut Atölyesi de işte burada devreye girdi. Atölye’den Deniz Öztürk süreci şöyle anlatıyor: “2014’te kendi mahallelerini kendileri oluşturmak istediklerine dair bir çağrı yaptılar. Sonra bu çağrıya cevap veren gönüllülerden oluştu Umut Atölyesi. Depremzedeler, çağrıya cevap veren gönüllü mimar, sosyolog, gazeteci, akademisyenlerden yani.”
‘Maliyetine inşaat malzemesi arıyoruz’
Bir yıl boyunca Kooperatifle birebir çalışan ve her adımı birlikte atan Umut Atölyesi, Umut Evleri’nin projesini hazırladı. Şimdi ise sırada ‘inşaata’ başlamak var. Bir ‘dayanışma’ çağrısı yapan Atölye, yayınladığı metinlerden birinde “Sponsorluk değil ama maliyetine malzeme sağlayacak yerler arıyoruz” diye yazdı.

Dayanışmanın açılımını Öztürk şöyle yapıyor: “Sponsorluk ilkesel olarak karşı çıktığımız bir şey. Ama günümüz koşullarında bir yoksulluk durumu söz konusu burada. Biz örneğin maliyetine malzeme satışı yapabilecek firmalarla iletişime geçmek isteriz. Bunun dışında Kooperatif üyelerinin verdiği mücadelenin de görünür olmasını isteriz. Üyelerin ifadesiyle söylersem ‘Bu mücadelenin Türkiye’ye örnek olması niyetindeler. Başka bir dayanışmanın, mücadele biçiminin, mahallenin de mümkün olduğunu Türkiye’ye göstermek istiyoruz.”
Mahalle düğünleri artık hayal değil!
Umut Evleri, hem mahallenin kendi isteği doğrultusunda şekillendirdiği hem de tırnaklarıyla kazıyarak kazandığı mücadelenin somut bir göstergesi olacak. Örneğin, herkesin ev içi mahremiyetini istediği, fakat ortak kullanım alanlarının da olmasını istediği için geniş avlular planlanmış. Bu avlularda düğün de yapılacak, çocuklar oyun da oynayacak, gündüz gece çekirdek de çitlenecek. Binalar birbirine sırtını dönmek yerine birbirine bakacak şekilde tasarlanmış.
Cuma akşamı ‘destek’ buluşması var
20 Kasım Cuma akşamı saat 19:00’da Studio x’te hem Umut Atölyesi’nin birinci yaş günü kutlaması, hem projenin detaylı bir sunumu hem de daha fazla kişinin desteğini almak üzere bir buluşma olacak. Artık proje tamamlandığı için daha fazla katılımcı desteği bekleniyor.

Aslında durumun aciliyeti var diyebiliriz. Çünkü 275 sayılı Gecekondu Kanunu kapsamında alınan izinler yüzünden iki sene içinde 234 konutun ‘subasman seviyesi’ni görmüş olması gerekiyor.
Aksi halde 2016 yılının eylül ayında arazi geri alınabilir. Mimarlık dünyasından ‘Daha iyi tasarımlar olabilirdi’ gibi ufak tefek eleştiriler kulağımıza çalınsa da, Umut Evleri ilk kiracı örgütlenmesi, bu hukuk sisteminde sabrı öğretmesi ve yeni bir mahalle örneği olarak deprem ülkesinde yaşayan bizlere umut veriyor.
Kim bilir, belki 11 yıl sonra “Düzce Umut Evleri Mahallesi’nde özyönetim ilanı” haberlerini bile konuşuyor oluruz.
Depremi aklınızda tutun, belki başınızı sokacak bir ev sahibi olursunuz.