Yoksa başka bir ülkenin ajanları mı gelip ateşliyor bu silahları. Uzaylılar mı? Bunun adına “cezasızlık kültürü” deniyor.
Bu kavram, vatandaşların hak ihlaline yol açan kamu görevlilerinin bulunamaması, bu ihlallerle ilgili açılan soruşturmaların sonuçsuz kalması, sorumluların yaptırım görmemesi anlamında kullanılıyor. Özetle bir ceza muafiyeti rejiminden yararlanıyorlar; hesap verilmiyor…
… Siyasal iktidarın, sırtlarını sıvazlayacağından, yakalanmaları, hesap vermeleri yönünde ciddi irade sergilemeyeceğinden çok eminler….
İnsan hakları ihlalleri söz konusu olduğunda, cezasızlık kültürü anlamında “Eski Türkiye” ile AK Partililerin iftiharla övündükleri eserleri “Yeni Türkiye” arasında hiçbir fark yoktur. Kamu görevlileri bu ihlaller karşısında dün ne kadar cezadan bağışıksa, bugün de aynı bağışıklıktan yararlanmaya devam etmektedirler.
Daha doğrusu, Türkiye yine Türkiye’dir. İşte bu güven duygusuyla Berkin’e nişan aldı polis görevlisi. Elinin serbest olduğunu biliyordu. Onu kutsayacak büyük bir iradenin koruması altındaydı. Tetiği çekiverdi. Bir çocuk yere düştü.