Ahmet Hakan: Demokrasilerde kural bellidir Sayın Bahçeli; başaramayan gider, başaran gelir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

BOP’a evet deseydim, küresel ablukaya ses çıkarmasaydım benden iyisi olmazdı. Harama göz yumsam, hıyanete göz kırpsaydım baş tacı edilirdim. Çözülme dediklerinde “Durmayın, daha da çözün” deseydim el üstünde tutulurdum.

Sayın Bahçeli…Lütfen konuyu çarpıtmayalım. Kimse sizi BOP’a hayır dediğiniz için eleştirmiyor. Kimse sizi küresel ablukaya ses çıkardığınız için eleştirmiyor. Kimse size “Harama göz yumsaydın bunlar başına gelmezdi” diyerek eleştirmiyor. Kimse size “Sen neden hıyanete göz yummadın ki?” diye eleştirmiyor.

Size söylenenler şunlar: Bir siyasi parti lideri, partisinin söylemlerinde hiçbir değişikliğe gitmediği halde nasıl olur da 146 günde partisinin oylarını dört puan düşürebilir?

Bir siyasi parti lideri, 146 gün içinde partisine bu denli büyük hezimeti yaşattığı halde nasıl olur da sorumluluğu üstlenip gereğini yapmaz?

Bir siyasi parti lideri, tamamen kişisel taktik ve stratejileriyle 146 gün içinde partisini baraj sınırına getirdiği halde neden en küçük bir özeleştiride bulunmaz?

Demokrasilerde kural bellidir Sayın Bahçeli: Başaramayan gider, başaran gelir. Eğer partinizi, davanızı, ilkelerinizi düşünüyorsanız…

Yerinizi derhal “Ben bu işi daha iyi yaparım” diyen bir isme bırakmalısınız. Maşallah partinizde bu işi daha iyi yapacak o kadar çok isim var ki! Sinan Oğan olur, Meral Akşener olur, Ümit Özdağ olur, Mansur Yavaş olur… Olur da olur.

Ahmet Hakan’ın yazısı