Taha Akyol: Hâkim sadece iktidara, sokağa ve baskı gruplarına karşı değil, kendi duygularına karşı da “bağımsız” olmalı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Hukuk konusunda sık sık yazmak zorunda kalmam hiç de iyiye işaret değil. Hem hukukla ilgili sorunları sık sık yaşadığımızı gösterir, hem hukuka olan ihtiyacımızın normal zamanlara göre çok daha fazla arttığını. Son olay, Ergenekon tutuklularıyla ilgili olarak mahkemelerin farklı kararlar vermesi: 21. Ağır Ceza Mahkemesi ve diğer ‘ağır ceza’lar sanıklar hakkında tahliye kararı verdi. Bunlardan meslektaşımız Tuncay Özkan’a geçmiş olsun diyorum.

Fakat 13. Ağır Ceza Mahkemesi, aynı yöndeki talepleri reddetti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.
Kanunlar aynı ise mahkemelerin kararları nasıl böylesine farklı oluyor? 13. Ağır Ceza’nın sayın hâkimleri, baştan beri baktıkları Ergenekon davasındaki işlemlerine sahip çıkmak psikolojisiyle böyle hareket etmiş olabilirler. Halbuki hâkim, sadece iktidara, sokağa ve baskı gruplarına karşı değil, kendi duygularına karşı da “bağımsız” olmalıdır.

Taha Akyol’un yazısı