Dünkü manzara, adaletin geldiği noktanın fotoğrafıydı: Ortadan kaldırılmaya çalışılan mahkeme, tabutuna çakılan çivileri söküyor, “Beni öldüremezsiniz” diyerek tahliyelere direniyor. Kendisini tarihten silen Meclis’e meydan okuyor. Onun hamlesine karşı hükümetin denetimine geçen HSYK “Seninki yetki gaspı” diye tepki gösteriyor.
Bu ‘yargıçlar savaşı’, yıllardır on binlerce insanın özgürlüğüne mal olan büyük kapışmanın son perdesi… Bugüne kadar polislerin şeflerini tutukladığını gördük. Jandarma’nın savcıların önünü kestiğini gördük. Polisin istihbaratçılara silah çektiğini gördük.
Şimdi sıra geldi, yargıçların yargıçları yargılamasına… Devletin, paraleliyle kanlı savaşında ikisi birden yenildi. Umalım ki bu topyekûn batış, ‘Devleti küçültelim’ diyenler için bir fırsata dönüşsün.