Yorgun, yenilik iddiasına rağmen köhne, memleketin bütün bildik siyasî refleksleriyle mâlul ve şimdi artık şaibeli bir siyasî partinin hâlâ seçim kazanmasından konuşuyor olacağız. Mazoşizm varsayımının nedeni bu. Seçmenin AKP muhipliği konusunda başat argüman iktidarının mütedeyyin kitleye kazandırdığı itibarın seçmen davranışındaki özgül ağırlığı. Sunulan zenginleşme ve kitlesel tüketim imkânlarıyla memleket âdeta kendinden geçti.
Bugün anlaşılıyor ki yolsuzluk bu saadet zincirinin ana halkasıymış. Ancak iktidarın ‘hırs- hız- hırsız’ sacayağına zemin oluşturan, doğa, kent ve kültürü sonuna kadar tahrip etmekte sakınca görmeyen tüketici vatandaşın ‘soft yolsuzluğu’! Rejim güzellemecilerinin kıvançla altını çizdiği ‘seçmen vatandaşın yolsuzluğu görmezden gelme marjının’ mazereti ‘tüketici vatandaş’ olarak bu sefih sistemin suçortağı olmasından başka bir şey değil. İşte ‘suçortağı vatandaş’ esas bu yüzden AKP’ye medyun ve oy vermeye mecbur. Saadet zinciri kopana kadar…