İktidar, 30 Mart Yerel Seçimleri için başarı çıtasını 2009’daki yerel seçimde elde ettiği yüzde 38,8 oranına yerleştirdi. Genel oy oranından ziyade Türkiye’nin her vadede kaderini etkileyecek olan birinci husus, İstanbul’da kimin kazanacağıdır. Türkiye’yi yöneten bütün siyasi akımların seçmen tarafından önce yerel iktidarda denendiği şehir İstanbul’dur. İnişe geçen siyasi hareketlerin önce kaybettikleri şehir de İstanbul’dur.
Şimdi, yerel seçime 21 gün kala Erdoğan’ın İstanbul’daki iktidarının bıçak sırtında olduğunu hissediyoruz. Şehri Ankara’dan yöneten, İstanbul’un gerçek belediye başkanı Erdoğan ile onun rakibi, CHP’nin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Sarıgül arasında bir bıçak sırtı dengesi oluştuğunu ve iktidar açısından risklerin hiç olmadığı kadar arttığını, AKP’deki panik emarelerini gözlemleyerek tespit ediyoruz.
Sarıgül’ün mal varlığına tedbir konulmasından tutun, haklarında takipsizlik kararı verilmiş dosyaların bir umutla piyasaya sürülmesine, Sarıgül haberlerinin bizzat Başbakan tarafından sansürlenmesinden, CHP adayının kampanyasına provokatif müdahalelerin yapılmasına kadar bir dizi güçlü emare mevcut.