Şükür ki, hâlâ Uludere trajedisini gündemde tutmak isteyen insanlar var. Bunu sadece adalet ve tatmin edici bir açıklama arayışındaki kurbanların ailelerine destek olarak değil, Türk devletini hatalarını kabul etmeye zorlayarak da yapıyorlar; bunun, geçmişte yapılan diğer hataların kabulüne dair daha genel bir sürece kapı aralayacağını umuyorlar.
Bu insanlardan biri, 2006’dan beri Türkiye’de yaşayan ve çalışan Hollandalı gazeteci Frederike Geerdink. Geerdink, Hollanda’nın en büyük haber ajansı ANP’nin muhabiri ve çok okunan “journalistinturkey” blogunun da yazarı. Geerdink, Kürt meselesine dair daha kapsamlı haberler yapabilmek ve Uludere hakkında bir kitap yazmak üzere Eylül 2012’de Diyarbakır’a yerleşti. ‘De jongens zijn dood’ (Oğlanlar Öldü) adlı kitabı geçen hafta Hollanda’da yayımlandı.
Geerdink’in güçlü noktası, o aralık gecesi öldürülen çocukların akrabaları ve aileleriyle geçirdiği ayların anlatımı. Kitap, kadınların ve çocukların, kocalarının veya babalarının kaybıyla nasıl başa çıkmaya çalıştığına dair dokunaklı bir tablo sunuyor. Bu insanların ağır koşullar altında hayatta kalma mücadeleleri, ülkenin bu bölgesinde yaşayan Kürtlerin çeşitli reformlara rağmen Türk devletinin samimiyetine inanmakta niye bu kadar zorlandığını, her tür akademik siyasi analiz ve teoriden çok daha iyi anlatıyor.
Bir bütün olarak Türkiye’nin Kürtlerin gerçek tarihi hakkında daha çok şey öğrenmesinin vakti geldi de geçiyor bile. Bunun gibi kitaplar o noktaya ulaşılmasına, yanı sıra, Uludere trajedisinin unutulmamasına yardımcı olabilir.