Yalçın Akdoğan'ın 'U dönüşü': 'Analar ağlamasın'dan, 'Oy yoksa süreç de yok'a…

 

Dolmabahçe’deki toplantıda, “Akan kan dursun, analar ağlamasın” diyen çözüm sürecinden sorumlu Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın bugün geldiği nokta, “HDP’nin oy alması sürece olumsuz bir etki yaptı” oldu.

dolmabahce
Fotoğraf: Reuters

 

HDP’nin 7 Haziran seçimlerine parti olarak girme kararyla AKP’nin tek başına iktidarını sonlandıracak bir konumuna gelmesinden ve Selahattin Demirtaş’ın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a yönelik “Seni başkan yaptırmayacağız” çıkışından önce çözüm sürecinde bugünkünden tamamen farklı bir tablo vardı.

Bugün yaptığı açıklamada “Seçimden önce dedim ki, AK Parti varsa çözüm süreci var. Ama sen Ak Parti’yi devirme projesinde kendini kullandıracaksın, sonra kim yapacak, gel yap. AK Parti’yi de devireceksin, sonra diyeceksin ki Ak Parti gel yap” diyen Akdoğan, 28 Şubat’ta Dolmabahçe’deki toplantıda, “Süreci nihai sonuca ulaştırmakta kararlıyız” demişti.

Akdoğan, Dolmabahçe’de ne demişti?

AKP’nin iktidarı süresince “Akan kan dursun, analar ağlamasın” diyerek, ‘sessiz devrim niteliğinde‘ adımlar attıklarını vurgulayan Akdoğan, her türlü sorunun çözüm yeri olarak siyaset kurumunu gördüklerini söylemişti.

Akdoğan, demokrasinin, sorunları konuşabilecek, tartışabilecek, çözüm yoluna koyabilecek imkan ve kabiliyete ulaştığına dikkati çekerek, konuşmasını şöyle sürdürmüştü: “Demokrasimizin daha ileri noktalara ulaşması için bütün toplum kesimlerinin, siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşlarının el birliğiyle gayret göstermesi gerektiği de açıktır. Silahların devre dışı kalması, demokratik gelişime hız katacaktır. Bir kısım konu başlıkları uzun yıllardır konuşuluyor, tartışılıyor. Bundan sonra da özgüven içinde, tartışmaktan, konuşmaktan geri durmamamız gerekiyor. Aslında gök kubbenin altında konuşulmadık bir şey kalmadı. Demokrasilerde halkın desteğini alan düşünceler, görüşler, politikalar değer kazanır. Biz de milletimizin hayır duası ve desteğiyle süreci nihai sonuca ulaştırmakta kararlıyız. Yeni anayasayı birçok köklü ve kronik sorunun çözümünde önemli bir fırsat olarak görüyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği gibi, uygulama önem taşımaktadır. Sürecin ete kemiğe bürünmesi, somut gelişmelerin yaşanması önemlidir. Bu çerçevede iyi niyetli, samimi, kararlı bir şekilde sürece sahip çıkılması, tüm kesimlerin katkıda bulunmak için taşın altına elini koyması, zorlukları kolaylaştıracaktır. Sorunlara demokratik çözümler bulmak, bölen ve ayrıştıran değil, birleştiren ve güçlendiren bir etki yapmaktadır. Temel hak ve özgürlükleri daha da geliştirmek, hakça ve kardeşçe bir ortam hazırlamak ancak bütünlüğe katkı sağlar. Vatandaşlarımızın aidiyet duygusunu daha da geliştirir.”

‘Her şey Türkiye için’di…

yalcin

Temel sorunlarını geride bırakan Türkiye’nin, bölgesel ve küresel bir güç haline geleceğini belirterek, çözüm sürecinin zor, meşakkatli, ‘akşamdan sabaha‘ bitmeyecek bir süreç olduğunu bildiklerini anlatan Akdoğan, “Ancak samimiyet, cesaret ve kararlılıkla sonuca ulaşacağımıza da inanıyoruz. Her zaman söylediğimiz gibi ‘Biz birlikte Türkiyeyiz’ ve ‘Her şey Türkiye için” diye konuşmuştu.