Cem Seferoğlu: Elektrifikasyon Türkiye için yeni bir büyü­me alanına dönüşebilir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İklim değişikliğiyle mücadeleyi konuşurken uzun süredir yenilenebilir enerji, enerji ve­rimliliği ve karbon emisyonlarının azaltılması üzerinde duruyoruz. Şimdi ise bunların hep­sini birbirine bağlayan yeni bir başlık öne çı­kıyor: Elektrifikasyon. Kavram basit görünse de etkisi oldukça geniş. Ulaşımda, sanayide ve binalarda fosil yakıtların yerine elektriğin da­ha fazla kullanılması; enerji sisteminden üre­tim biçimine, şehir yaşamından ticarete kadar pek çok alanı değiştirecek.

Türkiye’nin ev sa­hipliğinde gerçekleştirilecek COP31’de bu ko­nunun öne çıkması da tesadüf değil.

İlk büyük değişim sanayide yaşanacak. Tür­kiye, üretim ve ihracat kapasitesi güçlü bir ül­ke. Ancak özellikle Avrupa pazarında artık bir ürünün yalnızca fiyatı ve kalitesi değil, üretim sürecinde ortaya çıkardığı karbon da önem ta­şıyor. Sınırda Karbon Düzenleme Mekaniz­ması bunun en somut örneklerinden biri. De­mir-çelik, alüminyum, çimento ve gübre gibi sektörlerde karbon yoğunluğu ticaretin önem­li unsurlarından biri haline geliyor.

Bu nedenle üretimde fosil yakıtların yerine elektriğin kullanılması, şirketler için yalnız­ca çevresel bir tercih olmayacak. Karbon ma­liyetlerini azaltmak ve ihracat pazarlarındaki rekabet gücünü korumak açısından da önem taşıyacak. 

İkinci büyük alan ulaşım. Elektrikli otomo­billerin sayısı arttıkça değişen yalnızca araç­ların motorları olmayacak. Şarj istasyonla­rı, bataryalar, yazılımlar ve elektrik dağıtım altyapısı da bu yeni sistemin parçaları hali­ne gelecek. Üçüncü ve en kritik başlık ise enerji alt­yapısı.  

Sanayide daha düşük karbon­lu üretim, ulaşımda yeni nesil araçlar ve güç­lü bir enerji altyapısı birlikte kurulabilirse, elektrifikasyon Türkiye için yalnızca bir ik­lim politikası olmaktan çıkıp yeni bir büyü­me alanına dönüşebilir.

Cem Seferoğlu’nun yazısı