Seyfettin Gürsel: Hiç olmazsa 187 milyarlık hak­sız kazancın sahipleri ve ne kadar ödemeleri gerektiği açıklanmalı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Yaptırım olmadan 187 milyarın belki bir kısmı bu yolla toplanabilir. Ama yaptırım ol­madan bana göre bu tutarın ancak bir kısmı tahsil edilebilir. Yaptırım iki yoldan yapılabi­lir. En sağlamı elbette haksız kazanç tutarı­nın iadesini sağlayacak yasa çıkarmaktır.

Bu yasada iade yapılmadığı takdirde müsadere­ye başvurulacağı da yer alır. Fon soruşturma­sı patladığında yazdığım yazıda ABD’de ya­şanan Madoff fon krizinde “haksız kazanç­ların” nasıl tahsil edildiğini anlatmıştım. Tekrar hatırlatayım: Tasfiye ile görevlendiri­len avukatlar mahkemeye başvuruyor. Mah­keme, Madoff fonunun bir Ponzi olduğuna karar veriyor ve şu hükme varıyor: “Dağıtı­lan kar veya getiriler Ponzi prensibinin par­çasıdır…Dolayısıyla yatırımcının net varlığı yatırdığı paranın toplamından çektiği para­ların toplamının düşülmesiyle hesaplanır”.

Bu karar sayesinde “haksız kazançlar” yasa dışı hale geliyor ve bu sayede yatırılan para­nın üzerinde kazanç sağlayanlardan aradaki farkın tahsilatının yolu gerekirse müsadere yoluyla açılıyor. Sonuçta 17,5 milyar dolar­lık batağın 15,5 milyar doları geri ödenebi­liyor. Büyük başarı!

Nedense yasa teklifinde yaptırım yok. Geriye gönüllülük kalıyor. Eğer TBMM’de mevcut yasa teklifine yaptırım dâ­hil edilmez ise hiç olmazsa 187 milyarlık hak­sız kazancın sahiplerinin kimler olduğu ve ne kadar ödemeleri gerektiği açıklanmalı. Bu sa­yede en azından kamuoyu baskısı iade mikta­rını artırıcı bir etki yaratabilir. Aksi takdir­de fon soruşturması büyük bir adaletsizlikle son bulacaktır.

Seyfettin Gürsel’in yazısı