TPD başkanı: Derneğimizin fuhuş operasyonuyla aynı dosyada toplanmasını anlamak mümkün değil

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı ‘müstehcenlik’ soruşturması kapsamında Türkiye Psikiyatri Derneği’nin (TPD) X’deki hesabı (@PsikiyatriDer) erişime engellendi. X, hesabı Türkiye’den görünmez kıldı. TPD Başkanı Prof. Dr. Selçuk Candansayar, “Üzüntü ve kaygıyı birlikte yaşıyoruz” dedi.

Görsel: TPD

1995’te kurulan TPD, Türkiye’deki psikiyatristlerin yüzde 99’unun (7 bin 138) üyesi olduğu alanın temel meslek derneği. Ekimde 62’nci Ulusal Psikiyatri Kongresi’ni düzenleyen dernek, kâr amacı gütmeyen, kamu sağlığını öncelikli amaç edinen tıp meslek derneği. 

Ayrı soruşturma kapsamında geçtiğimiz hafta CETAD’ın (Cinsel Eğitim ve Tedavi ve Araştırma Derneği) web sitesi ve sosyal medya hesapları da erişime engellenmişti. CETAD’ın kongresiyse kasımda yapılacak. 

Her iki tıp meslek derneği, ilgili mevzuata tabi, yasal olarak kurulmuş tıp uzmanlık dernekleri. Tüzüklerinde tanımlanan görevleri; birey ve toplum ruh sağlığını korumak ve geliştirmek, mesleğin bilimsel ve etik ilkeler çerçevesinde hak ve sorumluluklarını gözetmek, alanında çalışan hekim ve ruh sağlığı profesyonellerine eğitim vermek. 

Konuyla ilgili Diken’in sorularını yanıtlayan Candansayar, yapılanı açıklamakta zorlandığını ve çok üzülüp kaygılandığını söyledi: “Fuhuş sektörüne yönelik adli operasyonlarla derneklerimizin aynı dosyada toplanmasını anlamak mümkün değil. 

Ben aklıselimi koruyarak bu birleştirmenin yanlış bilgiye dayalı bir özensizlik olduğunun anlaşılacağını ve hak temelli dernekler ve hekimlik meslek derneklerine yönelik soruşturma ve engellemelerin kaldırılacağına inanmak istiyorum. 

Aksi halde doktorluk mesleğini yapmanın suç olarak değerlendirilmesi gibi bir sonuç çıkar ki bu gelişmeye ne denilebilir bilemiyorum.”

Depremzedelere iki yıl boyunca gönüllü destek verdi

Ruhsal sıkıntılar ve hastalıklar tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de en önemli ve sık görülen birey ve toplum ruh sağlığı sorunu.

Candansayar nüfusun yüzde 20’sinde en az bir psikiyatrik hastalık görüldüğünü hatırlattı: “TPD ruhsal sorunları olan yurttaşların nitelikli, bilimsel ve eşit ruh sağlığı hizmetine erişmesi için çaba veriyor. Derneğin yaptığı işlerden belki de en büyüğü ruh sağlığı uzmanlarının eğitiminin niteliğini artırmak, etik uygulamaların yapılmasını sağlamak. TPD yayınlarının onlarca bilimsel psikiyatri kitabı var.

Her dört kadından biri, her beş erkekten biri hayatı boyunca en az bir kez depresyon geçiriyor. Ruh sağlığı hizmeti sadece hastalara verilen bir hizmet değil, toplumun tümüne özellikle afetler ve kitlesel şiddet olayları sonrası yaygın, genele yönelik psikososyal destek hizmeti de psikiyatristlerce veriliyor. 

Afetlerde sahaya en erken giden meslek örgütü ve yurttaşların ruh sağlığı korumak ve geliştirmek için organize olabiliyor. Afetlere Müdahale Birimimiz hem eğitim veriyor hem de saha bizzat çalışmaları organize ediyor. 

6 Şubat 2023 depremlerinde deprem bölgesine iki yıl boyunca üyeleri arasındaki gönüllü psikiyatristleri dernek olarak gönderdik. Hepimiz karavanlarda, çadırlarda kalarak ruh sağlığı hizmeti verdik. Benzer şekilde COVID-19 salgınında ruh sağlığı hizmetinin aksamaması için dernek merkezli çok sayıda çalışma yapıldı.”

Dernek ayrıca, yurttaşların nitelikli ve insan haklarını gözeten ve hukuk denetiminde ruh sağlığı hizmeti alabilmeleri için uzun yıllardır Ruh Sağlığı Yasası’nın çıkarılmasına çalışıyor. Ayrıca Dünya Psikiyatri Birliği ve Avrupa Psikiyatri Birliği’nin üyesi. Çok sayıda üyesi bu uluslararası şemsiye örgütlerde aktif görev alıyor. Her yıl onlarca uluslararası bilimsel araştırmanın yayımlanmasına katkı sunuyor. 

Kimliklerini gizlemek zorunda kalıyorlar

‘Ailem Güvende’ operasyonu çerçevesinde LGBTİ+ ile ilgili örgütlere, bireylere ve ailelerine yönelik gözaltılar ve tutuklamalar yapıldı. Sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirildi. 

Profesöre bu meseleyi de sorduk. Cinsel yönelim ‘tercih’‘seçim’‘özendirilen’ bir durum mu? Zapturapt altına almaya çalışılması aslında neyi işaret ediyor? 

Bulgular toplumda yüzde 5-7 oranında heteroseksüellik dışı cinsel yönelime sahip insanlar olduğunu gösteriyor. Bu her 20 kişiden biri demek. 

Bu insanların çok büyük bir çoğunluğunun kimliklerini gizleyerek yaşamak zorunda kaldıkları için aslında olduklarından da az göründüklerini ifade eden Candansayar, “Dahası bir bölümü de baskı, cezalandırma ve dışlama yüzünden cinsel yönelimlerine uygun olmayan hayatlar yaşamaya zorlanıyorlar. Bu zorlamada hem o bireylerde hem de eşlerinde kimi zaman çocuklarında derin ruhsal sorunlara neden oluyor” diye konuştu.

Dönüştürme tedavileri bilimdışı

Modern psikiyatrinin yüzyılı bulan araştırmaları, cinsel yönelimin bir hastalık olmadığını defalarca kanıtladığını belirten Candansayar, şöyle devam etti: “Bu kanıta ulaşana kadar bugün artık ‘meğer işkenceymiş, insan haklarına aykırıymış’ dediğimiz LGBT bireylere tedavi adı altında çok kötü uygulamalar yapıldı.

1973’ten bu yana yani yarım yüzyılı aşan bir süreden beri LGBT dönüştürme tedavileri bilimdışı kabul ediliyor ve çoğu ülkede bu tedavileri uygulamaya kalkmak bile cezalandırılıyor. Yüzyılı bulan araştırmalar cinsel yönelimin bir nedeni olmadığı bir çeşitlilik olduğunu göstermiş durumda. 

Bugün yaklaşık 3-4 yaşlarında cinsel yönelimin kendiliğinden oluştuğunu ve bir daha değişmediğini gösteriyor.”

‘Cinsel yönelim değiştirilemez’

Peki “uygun görülmeyen” cinsel yönelimler tedavi edilebilir mi? Candansayar’ın yanıtı net: “En açık şekilde ifade edersek herhangi bir insanın cinsel yönelimi telkin, özendirme, baskı, zorlama, teşvik, propaganda, tedavi ya da cezalandırma yöntemleriyle değiştirilmesi mümkün değil. 

Neyi uygularsanız uygulayın bir heteroseksüeli eşcinselliğe özendiremezsiniz. Aynı şekilde bir eşcinseli de heteroseksüel yapamazsınız. Bireyin kendi cinsel yönelimi dışında bir cinsellik yaşaması ancak baskı, tehdit ya da fuhuşa zorlama amacıyla yaptırılabilir ve bu zorlama da o kişide derin ruhsal örselenmelere neden olur.”

Öte yandan, LGBTİ+ bireylere yönelik baskılar Pakistan’dan Macaristan’a, İran’dan Polonya’ya, Rusya’ya kadar yayılıyor. Ama bu ülkelerde bile psikiyatri hizmeti ve derneklerine bizdeki gibi adli soruşturma açılmadığını söyleyen profesör, “Türkiye’nin ceza yasalarında LGBT olmak suç olarak görülmüyor. Suç olmayan bir kimliği taşıdığı için insanların adli soruşturmaya uğraması, suç olmayan bir ruh sağlığı hizmetinin uygulanması için çalışan tıp meslek derneklerine baskı yapılmasının bilimsel, tıbbi, etik bir açıklaması yok diye konuştu.

Türkiye Psikiyatri Derneği’nden okulda şiddete karşı altı öneri