PISA’da yükselmek, eğitimde iyiye gittiğimiz anlamına geliyor mu? Hele yapay zekânın yaşamın ve öğrenmenin her alanına böylesine hızla girdiği bir dönemde tartışmamız gereken yalnızca kaç puan aldığımız, kaçıncı sıraya yükseldiğimiz olabilir mi? Yoksa çok daha temel bir soruyla mı yüzleşmeliyiz: Nasıl bir eğitim, nasıl bir okul, nasıl bir insan?
PISA’yı ülkelerin yarıştığı bir lig tablosu gibi okumamak gerek. Çünkü PISA bazı şeyleri ölçüyor, bazılarını ölçmüyor. Laik ve bilimsel eğitimden ne kadar uzaklaşıldığını, müfredatın ideolojik içeriğini, öğretmenin niteliğini ve özerkliğini, tarikat ve cemaatlerin eğitim alanındaki etkisini, çocuklara merak etme, sorgulama ve eleştirel düşünme yeteneğinin ne ölçüde kazandırıldığını PISA puanlarından okuyamazsınız. Dolayısıyla ortada bir çelişki yok: Bir ülkenin PISA puanları yükselirken eğitim sisteminin başka temel nitelikleri gerileyebilir.