Batı Avrupa bu yaz yüksek sıcaklıkla boğuşurken Türkiye’de sıcaklık, mevsim normalleri civarında kaldı. Peki neden?

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) verilerine göre Türkiye’de ağustos ortalama sıcaklığı 25,7 dereceyle 1991-2020 normallerinin 0,6 derece üzerinde. 2026 Ağustos, son 56 yılın en sıcak 16’ncı ağustosu olarak kayıtlara geçti.
Yazın diğer iki ayı da benzerdi. Haziran en sıcak 11’inci haziran, temmuzsa en sıcak 19’uncu temmuz olarak kayıtlara geçti. Ortalama sıcaklık haziranda 22,3 derece, temmuzdaysa 25,3 derece oldu. Sıcaklık, haziranda mevsim normalinin 0,5; temmuzdaysa 0,3 derece üzerindeydi.
Copernicus İklim Değişikliği Servisi’ne göre Ağustos 2026’nın en sıcak ağustos olmasının yanısıra Temmuz 2023’le birlikte kayıtlardaki en sıcak ay. Haziran 2026 ikinci en sıcak haziran, Temmuz 2026’ysa ikinci en sıcak temmuz oldu.
Küresel ölçekte 2026 yaz mevsimi, 2024’le birlikte kayıtlardaki en sıcak yaz oldu.
Nitekim Avrupa’nın birçok ülkesinde sıcaklık, rekor düzeyde seyretti. Batı Avrupa 1991-2020 ortalamasının 2,54 derece üzerinde bir sıcaklıkla 2003’ün rekorunu geride bırakarak en sıcak yazı yaşadı. Kıtada 2024 ve 2022’nin ardından en sıcak üçüncü yaz mevsimi kaydedildi.
Fransa, Britanya, İrlanda, Hollanda, Belçika, İspanya, Avusturya ve İsviçre tarihlerindeki en sıcak yazı geçirdi.
ABD’de de tablo neredeyse aynıydı. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA), 2026 yazının ülke tarihindeki ‘en sıcak yaz’ olduğunu duyurdu.
‘Türkiye’de 2026 yazı, en sıcak yazlar sıralamasında 13-15’inci’
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu’na göre üç ayın ortalaması alındığında Türkiye’de 2026 yazının ortalama sıcaklığı yaklaşık 24,4 derece. Bu, 1991-2020 yaz normali olan 24 derecenin 0,4 derece üzerinde.
Kadıoğlu, şöyle devam etti:
“Bu değer, 2026 yazını 1971’den bu yana tutulan 56 yıllık kayıtlarda en sıcak yazlar sıralamasında 13 ile 15’inci sıraya yerleştiriyor. Karşılaştırma için 2024 yazı 26,1 dereceyle son 56 yılın en sıcak yazı, 2025 yazıysa 25,5 dereceyle en sıcak ikinci yazı olarak kayıtlara geçmişti. Diğer bir deyişle 2026 yazı bir önceki yaza göre yaklaşık bir derece daha serin geçti.
MGM’nin resmi mevsimlik yaz değerlendirmesi yayınlanınca kesin sıralama netleşecek. Yaz serin başladı, sonuna doğru ısındı ama baştan sona cehennem olmadı. Üç ayın hiçbiri ilk 10’a giremedi. Sıcaklık, mevsim normallerinin biraz üzerinde ama bir önceki yazın çok altında kaldı.”

Profesöre göre yaz döneminde anormallik sıcaklıkta değil coğrafi dağılımında yaşandı:
“Normal koşullarda sıcak bir yaz döneminde Akdeniz havzasının bir bütün olarak ısınması beklenir. Bu kez böyle bir durum yaşanmadı. Copernicus’a göre Britanya’nın kuzeybatısına yerleşen inatçı bir yüksek basınç, Kuzey Afrika kökenli sıcak havayı batıya çekti, kutup kökenli serin havayı doğuya saptırdı.
Batı Avrupa 3-5 derece fazla ısınırken sıcaklık, Doğu Avrupa ve İskandinavya’da normalin altına indi. Türkiye’deyse mevsim normalleri civarında kaldı.
Veriler, dünya genelindeki ortalama sıcaklıklarla kıyaslandığında Türkiye’nin belirgin biçimde daha serin bir yaz mevsimi geçirdiğini gösterdi.
Copernicus’un haritalarında Türkiye’nin özellikle doğu kesimleri yaz boyunca normalin hafifçe altında görünüyor.”
El Nino etkisi
Peki, bu yaza El Nino etkisi nasıl?
El Nino, Pasifik Okyanusu’ndaki deniz yüzeyi sıcaklıklarının alışılmadık derecede yükselmesiyle tetiklenen doğal bir iklim olayı. Genellikle küresel sıcaklıkları yükseltiyor ve dünya çapındaki hava koşullarını etkileyerek bazı bölgelerde kuraklığa, bazılarındaysa sele neden oluyor. Hava olayı, önce okyanuslara kıyısı olan bölgelerde, ardındansa dünya genelinde sıcaklığı artıyor.
Kadıoğlu şunları söyledi: “El Nino’nun doğrudan, güçlü ve tekrarlanabilir etkisi Güney Amerika’nın Pasifik kıyıları, Avustralya, Endonezya, Hint musonu, Afrika’nın güneyi ve ABD’nin güneyi gibi yerlerde oluyor. Bu çekirdek haritada bulunmayan Türkiye’nin bazı bölgelerinde bazı aylarda El Nino izleri görülebilir.”
‘Sorun, su yönetimi’
Profesör ardından Türkiye’nin su sorununa değindi:
“Türkiye’de 2026’nın bu dönemine kadar kurak koşullar değil yağışlı koşulların etkili oldu. Yağış azlığı ve kuraklık aynı şey değildir. Meteorolojik, tarımsal ve hidrolojik kuraklık ayrı ayrı değerlendirilir. Asıl haber buradadır ki 66 yılın en yağışlı su yılının sonunda İstanbul ve Ankara barajları ağustosta yüzde 40’lara inmiştir. Tek cümleyle 66 yılın en yağışlı yılında barajı yarıya düşen bir şehrin sorunu meteoroloji değil, su yönetimidir.
Akdeniz’deki rekor deniz suyu sıcaklığının etkisiyle yaz mevsimi uzayabilir. Copernicus’a göre ağustosta kutup dışı okyanusların yüzey sıcaklığı 21,07 dereceyle bu ay için kayıtlardaki en yüksek değere ulaştı. Rekor deniz yüzeyi sıcaklıkları, Avrupa’nın Atlantik kıyılarında ve Batı Akdeniz’de görüldü. Sıcak deniz ve soğuk hava girişinin buluşmasıyla Türkiye’de ani kuvvetli sağanak ve sel riski yüksek.”
‘Rekor adayı 2027’
Kadıoğlu’na göre 2026, dünya genelinde en sıcak ilk 3 yıl arasında olabilir:
“2026’nın en sıcak yıl olma ihtimali gerçek bir ihtimaldir ama garanti değildir. Yılın ilk yarısında 2026 aslında üçüncü sıradaydı, 2024 ve 2025’in gerisindeydi. Değişim temmuz ve ağustosta oldu.
Ağustos 2026, sanayi öncesi döneme göre 1,65 dereceyle yılın 1,5 derece eşiğini aşan ilk ayı oldu ve Copernicus’a göre ocak-ağustos ortalamasıyla 2026, 2025’i geçerek 2024’ün hemen ardında ikinci sıraya yükseldi.
Rekor olasılığındaki artışın yaklaşık yüzde 84’ü tek başına El Nino tahminindeki değişimden kaynaklanmaktadır. Asıl rekor adayı 2027’dir. Carbon Brief 2027 için 1,71 derece ve yüzde 92 olasılıkla yeni sıcaklık rekoru vermektedir.
Dünya Meteoroloji Örgütü’nün 10 yıllık güncellemesinde 2026 sonundaki El Nino’nun 2027’nin rekor kırma şansını artırdığı belirtilmektedir.”