Alaattin Aktaş: PPK toplantısından sonraki açıklamada sanki ekime ilişkin bir 'çıtlatma', bir 'ima' var

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

PPK toplantısından sonra yapılan açıklamada sanki ekim toplantısında alınabilecek karara ilişkin bir “çıtlatma”, bir “ima” var; “Ekimde faiz indirebilirim” şeklinde okunabilecek bir mesaj var.

Açıklamada “Aylık dalgalanmalara karşın, son dönem enflasyon gerçekleşmeleri ve öncü göstergeler enflasyonun ana eğiliminin gerilediğine işaret etmektedir” deniliyor.

Gerçi bu yargı neye dayanıyor, orası pek belli değil. Enflasyonun ana eğiliminde öyle kayda değer bir gerileme yok. Hele hele manşet enflasyon dikkate alındığında yüzde 31-32’ye takılıp kalınmış. Yetmezmiş gibi yıllık gerçekleşme tahmini OVP’de yüzde 28,4 düzeyinde belirlenmek suretiyle Merkez Bankası tahmininin de üstüne çıkarılmış.

Dolayısıyla Merkez Bankası her ne kadar 22 Ekim’de yapılacak bir sonraki PPK toplantısında faiz indirimi olabileceği şeklinde yorumlanabilecek bir ifadeye yer vermişse de aslında gidişat, “enflasyonun ana eğilimi yönüyle” bunu mümkün kılmaktan epey uzak görünüyor.

Merkez Bankası’nın ekimde faiz indirimi olabileceği imasının kaynağı yalnızca enflasyonun ana eğilimine ilişkin görüşü değil. Merkez Bankası iç talepteki zayıf seyre vurgu yapıyor ve bu zayıf seyri iktisadi faaliyete ilişkin veriler ve arz şoklarının yurt içi fiyatlara yansımasının sınırlı kalmasının teyit ettiğini belirtiyor.

Sonuçta hem enflasyonun ana eğiliminde gerileme olduğu görüşü var, hem iç talebin zayıflamaya devam ettiği görüşü…

Bu iki etken bir arada düşünüldüğünde de ortaya bir anlamda “Ekimde faiz indirimi yapabilirim” mesajı çıkıyor.

Alaattin Aktaş’ın yazısı