Kurumsal ayrışmadan kaynaklı aralarındaki bu öfke ve nefret iklimi de CHP’den seçilmiş çok sayıda belediye başkanı ve meclis üyelerinin iktidar partisine geçişleri veya seçimle kaybedilen başkan vekillikleri nedeniyle hepten pik yapmış durumda… Ama dönüp kendilerine bakıp, «biz nerede hata yaptık» diye özeleştiri yapacaklarına işin kolayına kaçıp sürekli iktidarı suçluyorlar. Sonra da ikisi birbirlerini bu konuda iktidarın değirmenine su taşımakla itham ediyorlar!.. Bu gerilimli kısır döngünün şimdilik son örneği de günlerdir süregelen Üsküdar Belediyesi Başkan Vekilliği seçimlerinde yaşandı. Aynı safta görünen iki taraf çekişti Üsküdar Belediyesi CHP’den AKP’ye geçti…Hem de daha önceki Etimesgut, Menderes ya da birçok yerde olduğundan farklı bu sefer iki partinin kurumsal anlamda birbirlerine destek verme kararına rağmen… Dolayısıyla dengeyi iktidar partisi lehine çeviren iki oy nasıl, neden verildi sorusuyla tartışma bir anda parti aidiyeti meselesine odaklandı bu kezde. Üstelik daha bir gizem içeren boyutlarla… Zira Meclis üyeleri arasında Yeni Partili olduğunu açıklayan üç kişi bulunuyor, gerisi CHP’de görünüyor… Ama onların çoğunluğu da Yeni Parti’den yana gibi daha çok. Hatta seçimi CHP’li aday kazanmış olsaydı dahi Üsküdar’ın zaten CHP’de kalmayacağı, Yeni Parti’ye geçeceği iddiaları da söz konusu…