Eski Ankara Büyükşehir Belediye başkanı Melih Gökçek’in oğlu Ahmet Gökçek ve gelini Hülya Gökçek, ifadesinin ardından adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

Ankara Başsavcılığı, Gökçek hakkında ‘yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı’ iddialarına ilişkin soruşturma başlatmıştı.
Gökçek ‘şüpheli’ sıfatıyla 4 Eylül’de ifade verdikten sonra oğlu Ahmet Gökçek ve gelini Hülya Gökçek de ifadeye çağrılmıştı.
Bugün ‘şüpheli’ sıfatıyla ifade veren Ahmet Gökçek ve gelini Hülya Gökçek, adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Ajansların aktardığına göre iki ismin yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.
Gökçek hakkındaki soruşturma
Onlar TV’den gazeteci Murat Ağırel, Gökçek ailesinin Almanya’da yaptığı ‘milyonlarca dolarlık yatırım’ı anlatmıştı.
Ağırel’in haberine göre ‘Melih Gökçek ve ailesi, sıfır ciro ve sıfır çalışanı Holding üzerinden Almanya’nın Düsseldorf kentinin en nezih Sokağı’nda 220 milyon liraya 16-18 daireli bir bina satın almış’.
Resmi belgelere göre binanın ederi 3 milyon 850 bin avro. Tadilatla birlikteyse yaklaşık 4,5 milyon avro.
Haberin ardından Ankara başsavcılığı, 29 Ağustos’ta Gökçek hakkında ‘gerçeğin ortaya çıkarılması için’ soruşturma başlatmıştı.
Gökçek sosyal medyadan kendisini “Allah’ın izniyle veremeyeceğim hesabım yoktur. Gerekli bilgileri savcılığa vereceğim… Kendimi Türk adaletine teslim ediyorum” diye savunmuştu.
31 Ağustos’ta soruşturmada tanık sıfatıyla ifade veren Ağırel, gazetecilere şunları söylemişti:
“Melih Gökçek, oğlu Ahmet Gökçek ve eşi Hülya Gökçek Almanya Düsseldorf kentinde ‘HAMAG’ adında bir şirket kurdu. HAMAG, sıfır ciro ve sıfır çalışanla, 30 bin avro sermayesi olan bir şirket. 2024’te bir anda 3 milyon 800 bin avro mal varlığına sahip oluyor. Bu mal varlığı 15 daire ve iki ticari alandan oluşuyor.
Sonrasında Velbert şehrinde 18 daire ve beş ticari alanın olduğu bir alışveriş merkezine evriliyor. Orası da 8 milyon 700 bin avro değerinde bir yerdi. Buraya iki defa sözleşme yapılıyor. Önce Hülya Gökçek adına yapılıyor.
Sonrasında burası ‘HAMAG’ adıyla tekrardan holding oluyor ve sözleşme yeniliyor ama sözleşmenin şartları yerine getirilmediği için bu satış gerçekleştirilemiyor. İstikamet Lüksemburg’a çevriliyor. Lüksemburg’da iki kişiden aldığım bilgiye göre yaklaşık 180-200 milyon avro gibi rakamlara bir alışveriş merkezinin pazarlığı yapılıyor. Bu alışveriş merkezinin pazarlığındaysa uzlaşma sağlanamıyor ve burayı almaktan vazgeçiyorlar.
Buranın içerisindeki kişilerle ilgili bütün haberleri anlattım.”
Ağırel, 1 Eylül’de de soruşturmanın genişletileceğini yazmıştı.
Aynı gün Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), 7 Ağustos’ta Gökçek’in yanısıra ailesi, Beyaz TV Ankara ve Osmanlı Spor yöneticileri ve ihaleye fesat karıştırdığını öne sürdüğü kişiler hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. ABB’nin suç duyurusundaki iddia ‘suç örgütü’ kurulduğu yönünde.
Gökçek, 2 Eylül’de şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılmış, 4 Eylül’de verdiği ifadenin ardından adliye önünde “Hani meşhur bir laf vardır; ‘Bir sıçrarsın çekirge, iki sıçrarsın, üçüncüsünde yakalanırsın.’Ama ben 500 sefer sıçradım” demişti.
Aynı gün oğlu Ahmet Gökçek ve gelini Hülya Gökçek ifadeye çağrılmıştı.