Abbas Güçlü: Çocuklar ve öğrenciler dünyanın en masum varlıkları iken bu noktaya kendiliğinden gelmiyorlar

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türk Eğitim-Sen tam da yeni öğretim yılı öncesinde çok çarpıcı bir ankete imza attı. Geçtiğimiz öğretim yılında yaşanan ciddi güvenlik zafiyetlerini sorguladı. “Okullarda Şiddet, Akran Zorbalığı ve Suça Karışan Çocuklar” temasıyla gerçekleştirilen anketin sonuçları salı günü açıklanacak.

Raporda öne çıkan başlıklardan bazıları şöyle:

■ Ankete katılan öğretmenlerin;

■ Yüzde 85,9’u ebeveyn ilgisizliği ve ebeveynlerin çocukların sanal medya kullanımını yeterli düzeyde kontrol etmemesinin şiddeti tetiklediğini söylüyor.

■ Yüzde 82,6’sı “Sosyal medya içerikleri çocukları şiddete yönlendiriyor” diyor.

■ Yüzde 63,5’i siber zorbalığın öğrenciler arasında önemli bir sorun olduğunu belirtiyor.

■ Yüzde 81,9’u çeteleşmeyi şiddet ve suça yönelmede etkili faktörler arasında görüyor.

■ Yüzde 56’sı ailede suç geçmişi bulunmasının suça yönelmede etkisine dikkat çekiyor. 

Alınan ya da alınacak önlemler? 

Eğitimde her şey çok önemli ama can güvenliği her şeyden çok daha önemli. Bu konuda veli, öğrenci ve öğretmenlerimizin kafasındaki tüm sorular cevaplanmalı, tedirginlikler giderilmelidir.

Eminiz ki anketin detaylarında çok daha farklı veriler ve beklentiler söz konusu. MEB bu sonuçları titizlikle ele almalı ve bu yönde alınan ya da alınacak önlemleri okullar açılmadan önce bir bir açıklamalıdır. Yaşanan olaylar her ne kadar kriminolojik gibi gözükse de okul içi rehberlik çalışmalarının yetersizliği, yanlış yönlendirmeler, sınıfta kalmanın kaldırılması gibi geçmişte yapılan hatalar, okumak istemeyen öğrencilerin zorla okulda tutulması, istemedikleri okullara yönlendirilmeleri, sınıf içi huzuru kaçıranlara seyirci kalınması ve benzeri dayatmaların da etkili olduğu iddia ediliyor.

Bu yüzden tüm gelişmeler; yani akran zorbalığından okul içi şiddete, sosyal medyadan velilerin ve ilgili kurumların duyarsızlığına, siber suçlardan çeteleşmeye kadar her ayrıntı sadece kriminolojik olarak değil sosyolojik ve pedagojik olarak da ele alınmalı ve çok yönlü soruşturulmalıdır.

Çocuklar ve öğrenciler dünyanın en masum varlıkları iken bu noktaya kendiliğinden gelmiyorlar. Yaşadıkları çevre, ilgisizlik ya da yanlış yönlendirme onları bu noktaya getiriyorsa üzerine gidilmeli ve okul içi saatleri kadar okul dışı saatleri de en verimli şekilde değerlendirilmelidir. Güvenlik önlemleri alınmasın mı, elbette alınsın ama o tek başına köprüden önceki son çıkış olmanın ötesine geçemez! 

Özetin özeti: Çocuklarımızın ilgilerini, yeteneklerini, becerilerini ve hayallerini keşfedip bu yönde bilinçlendirip geliştirirsek, onları farklı yöne çekmek isteyenlere fırsat vermemiş oluruz!..

Abbas Güçlü’nün yazısı