Bugüne kadar kariyeri büyük ölçüde doğrusal bir model üzerinden düşündük: İyi bir eğitim al, iyi bir kuruma gir, deneyim kazan, uzmanlaş ve yüksel. Bu model ortadan kalkmıyor. Ancak yapay zekâ çağında kariyer güvenliği bulunduğumuz pozisyondan çok, öğrenme ve dönüşme kapasitemizle ilişkili hale geliyor.
Yani çalışanların önüne bir yapay zekâ aracı koymak, kurumu yapay zekâ çağının şirketi haline getirmiyor. İşin nasıl yapıldığını, hangi yetkinliklerin geliştirildiğini ve insan ile teknolojinin nasıl birlikte çalışacağını yeniden düşünmek gerekiyor.
Aynı durum eğitim için de geçerli. İşgücü piyasası yetkinlikleri giderek daha hızlı yeniden fiyatlıyorsa, insanları hayatlarının ilk yirmi küsur yılında eğitip sonraki kırk yıl boyunca aynı bilgi setiyle çalışmalarını bekleyemeyiz.
Bu, diplomanın önemini kaybettiği anlamına gelmiyor. Güçlü bir üniversite eğitiminin kazandırdığı analitik düşünme, muhakeme ve disiplin bilgisi daha da kıymetli olabilir. Fakat diplomanın yanına hayat boyunca güncellenen bir yetkinlik portföyü koymamız gerekiyor.
Microsoft çalışanlarının birbirlerinin ücretlerini görmek için oluşturduğu o Excel tablosunun bize sordurduğu asıl soru belki de “Microsoft’ta kim ne kadar kazanıyor?” değil. Görünürdeki soru, “Benim ürettiğim değerin bugünkü fiyatı ne?”
Ama önümüzdeki yılların asıl sorusu çok daha önemli: “Yarın değerli kalabilmek için bugün ne öğrenmem gerekiyor?”
Çünkü yapay zekâ insanın değerini ortadan kaldırmıyor. Hangi insan yetkinliklerinin değerli olduğunu yeniden tanımlıyor.