Miyase İlknur: Yakın siyasi tarihimizin bütün kırılma noktalarında, ciddi dönüşümlerde Bahçeli'nin imzasını görürüz

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Yakın siyasi tarihimizin bütün kırılma noktalarında, ciddi dönüşümlerde Bahçeli’nin imzasını görürüz. Hükümet mi kurulacak, hükümet mi yıkılacak, erken seçim kararı mı alınacak, seçim sistemi, hatta rejim mi değişecek ona Bahçeli karar verir. Gerçi artık güvenlik politikasının değişmesine de artık o karar veriyor ya. Neyse, bugün konumuz o değil.

Bugünkü garabet tek adam sisteminin kurucu babası Bahçeli’ydi. 15 Temmuz darbe girişiminden üç ay sonra aniden ortaya çıkıp meclis grubunda “Ya cumhurbaşkanı anayasal suç işlememek için anayasal sınırlarına çekilmeli ya da yeni bir sisteme geçilmelidir” diye konuştu.

Körün istediği bir göz Allah verdi iki göz. AKP’nin arayıp bulamadığı destek Bahçeli’den gelince hemen çekmecede duran cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi dedikleri, bizim ise tek adam rejimi dediğimiz sistem için harekete geçildi. MHP’nin ve mühürsüz oyların desteğiyle kanun yürürlüğe girdi.

2018’deki ilk turda cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan, 2023 seçimlerinde ikinci tura kaldı. Pabucun bu kez pahalı olduğu görüldü. Şu anki mevcut durum daha da kötü. Kimsenin 50+1 sisteminde ittifaklara rağmen kazanma şansı yok. Bu ekonomik tabloda Erdoğan’ın hiç. Artık montajlı Kandil kasetleri de işe yaramaz. Durum vahim.

Bahçeli ne güne duruyor. Hoop! Yeniden “Seçim sistemini değiştirelim” çıkışı. İyi de bu sistemi isteyen kendisiydi. Ne oldu da iki seçim geçince vazgeçti.

Değiştirelim değiştirmesine de Bahçeli’nin istediği değişiklik ne yönde olacak? Daha demokratik, kuvvetler ayrılığına dayalı ve temsilde adaleti sağlayacak parlamenter sisteme dönüş mü yoksa Erdoğan’ın daha kolay seçilmesini sağlayacak bir değişiklik mi? Mesela; ilk turda en çok oyu alanın cumhurbaşkanı seçilmesini sağlayan bir seçim kanunu gibi.

Miyase İlknur’un yazısı