Salih Cenap Baydar: Bizden farklı düşünenlerin de bizimle aynı haklara sahip olduğunu kabul etmek zorundayız

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Kendisinden hesap sorulamayan, yanılmaz kabul edilen bir lidere ya da devlete kutsallık atfetmeye hazır kitleler var.

Bu gücün zulümlerini, haksızlıklarını, zorbalıklarını alkışlamaktan rahatsız olmuyorlar.

“Seni sevmeyen ölsün” diyerek, farklı düşünene hayat hakkı tanımayan ve bu yolda şiddeti normalleştiren bir zihniyetin kapısını aralıyorlar.

Kullandıkları nefret dili, birlikte yaşama iradesini, özgürlükleri ve temel hakları aşındırıyor.

Peki, bu tahammülsüzlüğü ve güçlü olana duyulan teslimiyet arzusunu besleyen ne?

Bir yanda, devlet ve toplum karşısında bireyin özerkliğini koruyacak kurumların eksikliği, diğer yanda yoksulluğun ürettiği güvencesizlik.

Güvencesizlik, insanları güç odaklarına bağımlı hale getiriyor.

Bağımlılık, özgür ve kendi ayakları üzerinde duran bireyler yerine, sürekli kendisini koruyacak bir hâmi arayan insanlar yaratıyor.

Örgütsüz birey, devlet karşısında yalnız, işveren karşısında güçsüz, hukuksuzluk karşısında korumasız.

Birlikte yaşamak için, aynı lideri, aynı ideolojiyi, aynı milleti, aynı dini ya da aynı hayat tarzını sevmek zorunda değiliz.

Birbirimizi sevmek zorunda bile değiliz.

Ama bizden farklı düşünenlerin de bizimle aynı haklara sahip olduğunu kabul etmek zorundayız.

Salih Cenap Baydar’ın yazısı