Bahçeli: Kanunun kabulü yeni bir safhanın başlangıcı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, süreç yasasına ilişkin “Kanunun kabulüyle birlikte ulaşılan bu merhalenin bir nihayet değil; daha müteyakkız olunması gereken yeni bir safhanın başlangıcı olduğu unutulmamalıdır” dedi.

Fotoğraf: AA

12 maddelik ‘Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’, 10 Ağustos’ta 88’e ret ve altı çekimser oya karşı 468 oyla Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi.

‘Devletimizin bükülmez bileğiyle toplumsal bütünleşmeyi buluşturan irade nihayet hayat buldu’

Bahçeli’nin açıklaması özetle şöyle:

* Terörsüz Türkiye hedefi; Türkiye’ye karşı yaklaşık yarım asırdır kullanılan en kanlı jeopolitik müdahale vasıtalarından birini, onu sevk ve idare eden gafillerin elinden geri dönmemek üzere alma gayesi üzerine bina edilmiştir.

* Nitekim 22 Ekim 2024 tarihinde yaptığımız çağrıyla başlayan, PKK terör örgütünün fesih ve silah bırakma istikametinde gelişen safhalarla somutlaşan, meselenin TBMM eliyle milli iradenin denetimine alınmasıyla yeni bir mahiyet kazanan silsile ile devam eden süreç; Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgesel şartların doğru okunmasıyla tayin edilmiş, her merhalesi bir öncekini ikmal eden bir bütüne vücut vermiştir.

* Devletimizin bükülmez bileği ile toplumsal bütünleşmeyi, Terörsüz Türkiye hedefi ile “Terörsüz Bölge” ülküsünü aynı stratejik istikamette buluşturan bütüncül bir irade, nihayet hayat bulmuştur.

* Gazi Meclisimizin iradesiyle hukuki bir zemine kavuşan Terörsüz Türkiye hedefinde bundan sonraki safhanın kutup yıldızı; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ağır bedeller ödeten terör belasını gelecek nesillerimizin omuzlarına bir yük olarak bırakmadan devlet ve toplum hayatımızdan bütünüyle çıkarmak, terörün silahla ulaşamadığı çeşitli hedeflerin farklı kisveler altında ve vasıtalar aracılığıyla yeniden üretilmesine hiçbir surette imkân tanımamak olacaktır.

* Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin üniter yapısının, milli egemenlik üzerine inşa edilen yönetim biçiminin, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünün, Türk milletinin müşterek tarih ve gelecek tasavvurunun herhangi bir müzakerenin konusu haline getirilmesi mümkün değildir.

‘Kanunu sözde muhalif nazardan değil Türk milletinin cephesinden okumak lazım’

* Kabul edilen kanunun; terör örgütünün ve onunla iltisaklı yapılanmaların fiili varlıklarına son verdiğinin, kontrol ettikleri silah ve mühimmatın teslim edildiğinin, örgütsel komuta ve sevk kabiliyetinin ortadan kalktığının yetkili devlet kurumlarınca tespit ve teyit edilmesini müteakip işletilecek hukuki mekanizmaları ihtiva etmesi, düzenlemenin maksadını bütün açıklığıyla ortaya koymaktadır.

* Çarpıtmalara, savrulmalara ve hamasi kılıflara sokulmuş laf ebeliğine, siyasi cambazlıklara lüzum yoktur; söz konusu kanunu peşin hükümlerle çepeçevre sarılmış sözde muhalif nazardan değil; lafzıyla ve gerekçesiyle birlikte millet lehine doğuracağı önemli sonuçları dikkate alarak Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin cephesinden okumak lazımdır.

* Bu noktada aziz şehitlerimizin hatırası ile kahraman gazilerimizin fedakarlığına dair en küçük bir tereddüdün dahi zihinlerde yer bulmasına müsaade edilmemelidir.

* Terörün bütünüyle tasfiye edilmesi; bu toprakları bizlere vatan kılan kahramanlarımızın mücadelesinin boşa çıkmadığının, terör örgütü PKK’nın ve onun bütün uzantılarının tarihin karanlık sayfalarına gömüldüğünün en açık tescili olacaktır.

‘Kaybedecek vaktimiz yok’

* Kanunun kabulüyle birlikte ulaşılan bu merhalenin bir nihayet değil; esasen hukuki ve idari bakımdan daha müteyakkız olunması gereken yeni bir safhanın başlangıcı olduğu da unutulmamalıdır.

* Kaybedecek vaktimiz yoktur. Kanunun yürürlüğe girmesini müteakip öngörülen hukuki ve idari süreçlerin mümkün olan en kısa sürede hayata geçirilmesi, kurumlar arasında herhangi bir yetki ve koordinasyon boşluğunun meydana gelmesine izin verilmemesi ve ortaya çıkan tarihi fırsatın çeşitli gayri milli cephe, söylem ve söylevlerin istismar alanına dönüşmesine kati surette müsaade edilmemesi gerekmektedir.

* Türkiye’nin istikameti bellidir. Terörsüz Türkiye hedefi, Türkiye’nin bundan sonraki büyük yürüyüşünün başlangıç şartlarından biridir.

* Yıllarca terörün korku iklimi altında ekonomik, sosyal ve beşerî potansiyelini tam olarak harekete geçiremeyen bölgelerimizin yatırım, üretim, sanayi, tarım, turizm, eğitim ve istihdam imkanlarıyla buluşturulması; devlet ile vatandaş arasına örülmeye çalışılan suni mesafelerin ortadan kaldırılması ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşlığının müşterek tarih, kader ve birlikte yaşama ülküsü üzerinde daha da kuvvetlendirilmesi, terörün kalıcı tasfiyesinin somut neticeleri olacaktır.

* “Ben Allah’tan yalnız iki şey istiyorum: Yurdum mesut olsun, yuvam bahtiyar” diyen merhum şairimiz Ziya Gökalp’in duası, Terörsüz Türkiye idealinin de en sade ve en samimi hülasasıdır.

YENİ Partili vekillerden Özgür Özel’e destek açıklaması

Süreç yasasının kabulünden sonra Meclis’ten kareler

YENİ Partili 54 vekil süreç yasasına ‘Hayır’ dedi

Süreç yasası Meclis’te kabul edildi

İmamoğlu: Özel’in aldığı kararın altına imzamı atıyorum