Memleketin hukuk, demokrasi ve başta fikir açıklama ile basın olmak üzere özgürlükler noktasındaki yerini anlamak için uluslararası kabul edilebilir endekslere bakmaya bile gerek yok. İşi olan komikliği yaptığı için tutuklanan komedyenin varlığı tek başına yeterli. Haber yaptığı için habercilerin tutuklanması ya da yargılanmalarını da buna ekleyin.
Özdemir araştırmanın en son anketinden 2 veri var hayli ilginç. “Ekonomi daha iyi mi olacak?” diye sormuş deneklerine, yüzde 54,9’u “daha kötü olacak”, yüzde 26,6 “aynı, yani kötü kalacak” demiş. Sadece yüzde 18,7’si “daha iyi olacak” yanıtını vermiş. Anketin 2’nci verisi hayli sıkıntılı.
“Memleketin sorunlarını hangi parti çözer?” sorusuna verilen yüzde 57,2 yanıta göre AKP çözecek. CHP yüzde 18,2, DEM yüzde 4,8. İktidar ortağı olarak görülen MHP’nin çözeceğine inanç ise sadece yüzde 1,6. Bu 2 ayrı soruya yanıt verenler aynı kişiler. Burada MHP’nin oranı üzerinde düşünmemiz de ayrıca gerekir. Memleketin kaderini belirleyen ama sorunlarını çözemeyeceği düşünülen partilerin varlığı niye tartışılmaz?
Daha sıkıntılı bir anket sonucu da ALF Araştırma’dan. O da “Bir sonraki genel seçimde oyunuzu en çok hangi unsur belirleyecek?” diye sormuş. Yüzde 32,9 cumhurbaşkanı adayı, yüzde 18,2 parti lideri, yüzde 12,9’u parti ideolojisi, yüzde 9,8’i milletvekili adayı demiş. Sadece yüzde 9,5’i partinin ekonomi politikaları, yüzde 5,6’sı geçmiş performansı yanıtını vermiş.
Bu yanıtları demokrasisi işleyen hiçbir ülkede alamazsınız.